Gerçek-i Redd


16 yıldır bir fiil

3 Üniversite, 4 dershane ve 13 farklı Özel Eğitim Kurumundan
19.000 saat yaygın ve Örgün Eğitim aldım ve Halen daha almaktayım..
20 farklı Meslek alanlarında Uzmanlığım bulunmakta..
Bu Eğitimler sonucu fark ettim ki, artık Öz'üme dönmeliyim,
Doğayla bütünleşip onunla bir Ömür geçirmeliyim..
Betondan duvarlar olmadan,
önümüze koyulan Hazır yemekler olmadan,
Yarın ne giysem derdi olmadan,
gelecekte garantili bir iş bulmalıyım sıkıntısı olmadan,
Kontör'um bitti, Kota'm doldu,
Dizi reklama girdi gibi saçmalıklar olmadan tamamen Özgürce..
Doğada tüm bilgiler mevcut zaten..
Sonsuz Huzur, Sonsuz Mutluluk...

Memur olup, Devletin Modern kölesi olmak istemiyorum.
Özel Sektörde İş kurup, Vergilerle Devleti doyurmakta istemiyorum.
Sigorta ve Maaş için 40 yıl –eşek gibi- körü körüne çalışmak istemiyorum.
Bir evim ve üzerime Tapum olsun istemiyorum.
Hayatı Garantilemeye çalışmak istemiyorum.
İnsanların Artık ne yapmamam gerektiğini bana söylemelerini istemiyorum.
Ben bir Özgür Ruhum..
Sokak Çocuğu olmayı göze aldım..
Kışın üşümeyi, bazen de aç kalmayı göze aldım.
Tahsilimi Başarı ile tamamladım,
2 Üniversite Diploması, 3 Madalya ve 75 tane Sertifika bırakıyorum size..
Bizi Gururlandırmadın, Tembel ve Sorumsuzsun diyemezsiniz..
Üniversitede çok büyük hastalık geçirirken yalnızdım,
İlk Üniversitemden Mezun olurken de yalnızdım,
İlk Semineri mi verirken de yalnızdım,
Yağmurlarda Bisikletimle Geleceğime pedallarken de yalnızdım,
Üniversite de yüzlerce kişiye İlk sunumumu yaparken de yalnızdım,
Hayallerimi kurup onları paylaşmaya çalışırken de yalnızdım,
Tatlı tatlı gülüp, kendi kendime Espiriler yaparkende yalnızdım..
2. Üniversite Mezuniyetimde de yalnızdım..
Aile, İş, İnsanlar, Mal, Mülk, Taşıt hepsi benim için bitti artık.
Umrumdışı..
Yalnızlığımla Mutluyum, Sizsizliğe ve Hiçbişeysizliğe alıştım..
Ben bir Özgür Ruhum artık..





Hayat denen süreçte tüm Yaşadığım farkındalıklar sonucu yaptığım bu paylaşımlara bi tepki !..

zaten memur olamazsın.çünkü olamayacagını sende biliyorsun ve
olmak istemiyorum diyerek kendini avutuyorsun.
özel sektörde iş kurabilecek cesaret ve gücün yok zaten
şuan zaten devlet senin vergin olmadanda doyuyor.doyacak.
çalışmak zor geliyor,her sabah sakal keserek işe gitmek
ve bunu tekdüze olarak göstermek sadece tembelliğini örtme çabası.
hayat belli zaten,herşey yolunda ilerliyor.
yalnızca aciz insanlar ne yapılması gerektiğini duymaya maruz bırakılır.
ne yapması grektiğin söyleyen kişi pozisyonuna geçemez.
şuan tutsaksın.
sokak çocugu bile olamazsın,bir emek gerektirir.
bütün kış internet alemlerinde sıcak odandaydın,bunu hepimiz biliyoruz.
tahsilini tamamlayan milyonlarca kişiden birisin farkın ne ?
sürekli 2 üniversite ve bilmem kaç madalya
bilmem kaç sertifikan oldugunu söylemen senin yüzsüzlüğüne örnek.
kimse sana gıptayla bakmıyor,
o sayısız sertifikanı almak için koşuşturuken ben sıcak yatagımda yatıyordum
ve inan bana hiç bişey kaybetmedim.
onların fotografını paylaşıp durma bence.
tamda tembel ve sorumsuzsun.
bunu sana kimse söylemiyorki
sen kimse söylemeden önce bana bunu diyemezsiniz diyerek önüne geçmek istiyorsun.
bende grip oldum,ve etrafımda 7-8 kişi yoktu.
ıspartadaydın, o sıcakda kim gelecekdi ki ?
sabah çok erken saatlerde seminer veriyorsun.
ayrıca seminerde diyemeyiz inanmadıgım bi şeyin neyini anlatıcaksın.
yol parası vermek istemiyorsunda o yüzden bisiklet kullanıyorsun.
yüzlerce kişi mi ?
hayallerini birileriyle paylaşman 'beraber hayal kuralım' mı diye düşünmenin bencilce olur.
kimse hayallerine ortak bulmak istemez.
bence çok tatlı gülmüyorsun.
2.üniversite şımarıklıgıda nedir ?
2 yıl bi okul okudun ve onu açık öğretimden 2 daha okuyarak 4'e tamamladın.
adam gibi bir dört yılı bile bitiremedin.
bence yalan konuşuyorsun.
aslında hepsi malk mülk aile umrunda.
kendini bile kandıramazsın.
umrunun tamda içi.dibi.
yalnızlıga alışsaydın sessizce çeker giderdin,
700 arkadaşının oldugu bu manifestoda bunları yazmazdın.
tutsaksın.

MarMar

Kasım 2009'da DenizBank Sınavını kazanıp Banko Görevlisi iş teklifi aldığım halde Memur olmak istemediğim için reddettim.
Haziran 2011'de Postahane/PTT'ye Memur olarak girdim, Maaşım ve Rahatımda çok iyiydi, lakin Gelecek Hayalim bu olmadığı için bu Devlet işinden de ayrıldım.

Özel Sektörde bi Kişisel Gelişim Merkezine kurucu ortak oldum lakin Özgürlüğüme engel olacağı hissini hissettiğim için Kurucu Ortak'lıktan ayrıldım. Bizzat bıraktım şirketimi.
Her sabah sakal kesme engelim yok, olsada bana zararı yok.

ben bütün yaz da odam da, internet başında gelişmek ve araştırmakla meşguldüm.
sizin uyuduğunuz saatlerde benim projeler üretip, bilgi paylaştığımı herkes biliyor.

2 Üniversiteden Mezun oldugumu söylemek sadece kendimi ifade etmektir

Bilgi öğrenmek için cat attım, ödül olarak sertifika verdiler. kuralları böyleymiş.
ısparta her zaman soguktu. ve yerde sürünürken o sogugu tum bedenimde hissettim.

Seminerlerim her zaman aksam saatlerinde oldu, işten cıkanlarda gelebilsin diye.

bisikleti seviyorum ve spor ve sağlıklı yasam için kullanıyorum.
Akdeniz Üniversitesinde ki son Sunumum 350 kişiyeydi.

Hayallerime Ortak aramıyorum, sadece beni dinleyecek en azından kafa sallıcam bir birey arıyorum.

Hazırlıkla birlikte 3 yıldır okumaktayım ve 4. yıllık okulu bitirdim.
seninle aynı zamanda başladık ve senin sadece 4 yıllık diploman var
benim ise hem 2 yıllık peyzaj, hemde 4 yıllık senle aynı İşletme..
bilinçli olarak bunu farketmiyorsundur belki ama kıskanıyorsun beni..


malk,mulk umrumda olsaydı aileyi reddetmez ve birbaşına yasamak için hazırlık yapmazdım.
700 arkadasımında hayatında farkındalık yaratmak amaclı
gerekleri gormeleri amaclı, hayallerine ulasma amaclı edindigim tecrube ve


bilgileri paylasmaktan her daim mutlu olucam ve oluyorum.
evet tutsagım.

benim hayallerime inanmayan ve beni algılayamayan biilincsiz insanlar arasında tutsagım..


19 yılımı bir hiç gibi yaşadıktan sonra, şu 2 yılımda kendimi keşfedip Mutluluğun dibine vurmuşken neyi yapmamam gerektiğini söylemeyin artık bana.. Siz doğrusunu yapında, Gururlanayım sizinle..

Yıllardır Ne yapmamam gerektiğini söylediniz.. yada Ne yapmam gerektiğini.. Ama hiç Benim ne istediğimi sormadınız.. Sanki kendiniz Ferrari'lerle Villanızın önüne geliyormuşsunuz gibi, Sanki Everest’e çıkan Özgür Ruhlar gibi bana Şunu Şunu yaparsan iyi olur demeyin.. Benim iyiliğimi de istemeyin, beni de Sevmeyin.. Eğer bahaneleriniz buysa…

Neden herşeyi olan bizler bu kadar Açgözlüyüz ? Varlığımızın birazı gidecek diye ödümüz kopuyor !.. 

Her gün bir yenisi çıkan Plazma Tv, Iphone ve Ipad’lere verecek param yok.
Konuşup, Msj atabileceğim telefonum var ya işte..
Sürekli dışarıdan yiyip, çeşit çeşit şeyler alacak param da yok.
İyi kötü doyuyoruz ya işte, Su neyime yetmiyor.
Arabanın taksitine, vergisine ve benzinine verecek param hiç yok.
Bisikletim var ya işte.
Modayı takip edicem diye, millete göstericem diye
Modern kıyafetlere verecek param hiç hiç yok..
5 yıl önce Pazardan aldığım 2si 5 lira Tişörtlerim çok tatlı hala..

Herkes bi Evde oturup, Herhangi bir işte Çalışıp, Televizyonu, Buzdolabı, Çamaşır Makinası, Bilgisayarı olan, 1000 tl ye yakın Maaş alan biri mi olmalı ?
Yahut Garantili ve Sigortalı bir İş mi bulmalı ?
Mutluluk ne bi Apartman Dairesinde, Ne 1500tl'lik Maaşta, Ne bir Son Model arabada, Nede Dünyanın En İyi Üniversitesini bitirmekte..
Mutluluk sadece Bizim Elimizde.. Mutluluk sadece zihnimizde..
Belki Mutluluk yağmurlu havada Bisikletle gitmekte..
Belkide 36 saat yemek yemediğin halde bir Simiti sokakta ki Köpekle paylaşmakta..
Belki Bilinçsizliği yüzünden sana haksız ithamlarda bulunup, sana negatif besleme yapan birine sadece Gülüp geçmekte..
Belkide gereksiz yere bizi Üzen ve Sinirlendiren İnsanlara, Onların aksine Çok Güzel iltifatlarda bulunmakta..
Belki gün doğumunu izleyebilmek için Sabahın 5'inde dolmuş yokken taa 10 km çarşıya yürürüp Karaoğlandan Manzara seyretmekte..
Belkide Mutlu olduğun şey aslında Anı Yaşayabilmeyi tatmaktta..
Bütün Sır, Şuanı Yaşayabilmektir.
Şuan Ne Mutlu ediyorsa yapmak, Ne Mutlu etmiyorsa Yapmamak..
Hayat gerçekten Basittir. Onu zor yapan Bizleriz..

Farkında değil belki İnsan ama Kibir, Gurur, Buğuz ve Öfke İnsanı Mutsuz Son'a iten en önemli şeylerdir. Mutluluğunuz için Öz'ünüze dönün. Ölünce "keşke" dememek için, Maneviyatınızın önüne geçmesin Dünyevi işler. Zira Ahiretten başka Öz ne olabilir ki, Ölümden başka gerçek ne olabilir ki.. Bundan Büyük Farkındalık ne olabilir ki..

Hayat ancak beklentileri sıfırlayınca Sonsuz Özgürlüğü sunar insana..

Neden Bi arkadaşımda "Hadi Gel Snowboad yapmaya gidelim", "At Binelim", "Su altına Dalalım", "Saklı Kente Tırmanalım", "Dağlarda Çadır Kuralım", "Bisikletle İl Dışına çıkalım" demiyor yahu ?!
Ne biçim Gençsiniz siz..
Cesaret 0, Heyecan 0, Adrenalin 0, Yaşama Sevinci 0, Adım atma 0
Sonrada Eften Püften şeyleri dert edip Hayata küsmeler, Aşk acıları, ders takıntıları, aile ve çevre saplantıları vsvs..
İçiniz Ölmüş Sizin olumm, gerçek bu.
Zaten 3-5 yıl sonra Ev-İş yahut Evlilik-Kariyer döngüsüne kapılı 50 yıl çalışacaksınız.. 
ve 80 yaşınıza geldiğiniz de 'vay be Amma Çalıştım haa' mı demek istiyorsunuz yoksa 'Amma Eğlendik be, hadi bi daha yapalım' mı, demek istiyorsunuz ?..
Vakit varken haydi Durma Gençliğini yaşa !..
Ben hertürlü varım, yeter ki Siz isteyin..

Bütün bir nesil Tıp ve Mühendislik değer yargılarıyla koşullandırılıyor sonra Satış danışmanlığı yapıyor, Truzimde çalışıyor ya da beyaz gömlekli masa başı devletin kölesi olmuş.. Reklamlar yüzünden yiyecek, araba ve kıyafet peşinde.. Nefret ettiğimiz işlerde çalışıp, gereksiz şeyler alıyoruz..

Geleceğimde Eğitmenlik ile Kişisel Gelişim Kariyerime devam etmekle birlikte yapabileceğim 2 alan var. Bu ne Satış Danışmanlığı, ne bi Memurluk, ne bi Bankacılık...
ya Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfında Ateşböceği Gezici Öğrenim Birimi Sorumlusu olup Şehir Şehir gezip tüm çocukların daha iyi bir Hayat sürmelerine destek vermek,

yada Bu yaz Gideceğim Askeriye de Yedek Subaylıktan ilerisine gidip, Subay olarak kalıp, Kıdem alarak 10 yıl Zorunlu Hizmetten sonra 32 yaşında Emekli olmak ve
Bundan Sonraki hayatıma Tamamen Özgür ve Rahat biri olarak devam etmek..
Ekonomik Özgürlüğe sahip olduğum vakit Tüm İnsanların Kendilerini gerçekleştirmelerine Sonsuz hizmette bulunup, Mutluluk Çalışmalarımı Zirveye çıkartabilirim diye düşünmekteyim..

Kendi Hayatında Başkalarının Mutluluğu, Senin Mutluluğunun önüne gecerse Mutsuzluğun başlar.
Şuan Çok Mutlu ve Çok Harika değilseniz,
ya Başkalarının dediği Hayatı yaşıyorsunuz yada Başkalarını mutlu etmeye çalışıyorsunuz !
Kendiniz için Yaşayın artık..
Hadi Kendine en güzelinden bi Hayal kur ve Adım at..

Gerçekler birtane olabilir ama Doğrular birçoktur.

Hz. Muhammed (S.a.v) Buyuruyor ki, "İki günü birbirine eş olan ziyandadır."
Dinimiz bile Gelişmemiz gerektiğini, Duramamız gerektiğini ve 'Oku'mamız gerektiğini bize söylerken, biz hala Teknoloji tutsağı olup Zihinlerimizi neden köreltiyoruz ?..

Bebeklerin sadece iki korkuyla doğduklarını biliyoruz; düşme korkusu ve yüksek seslere duyulan korkudur. Geri kalan tüm korkular öğrenilmiştir. Bu yüzden eğer korkmayı öğrendiyseniz, korkmamayı da öğrenebilirsiniz. Eğer bir şeyi bir şekilde yapmayı öğrendiyseniz, onu tamamen farklı ve daha iyi bir şekilde yapmayı da öğrenirsiniz. Öğrenmek Kişisel özgürlüğe giden yoldur.

Mutlu olmayı bilmiyorsan Öğren.. Dünyaya odun gelip kalas gitme. Mutlu olmayı öğren ve Mutlu olmak için çalış.. Mutluluk, yalnızca lüks bir restoranda bıldırcın kızartması yiyip, Fransız şarabı içmek değildir. Mutluluk, yalnızca oynak kalçalı sarışın bir dilberin koynunda sabahlamak da değildir. Mutluluk, kendin ve başkaları için doğru bildiğin yolda bazen ruzgarı arkana alarak, bazende rüzgara karşı önüne çıkan engelleri bir bir aşarak ilerlemektir.

Bilinç; nefes almak kadar kolay ama aynı zamanda gözü kapalı yürümek kadar zordur..

İstediğin her şeyi gerçekleştirme özgürlüğüne sahipsin..

Hayat hep Seçimlerden ibarettir.

Hayat basittir. Onu zor yapan bizleriz...