Hayatın Sırrı ve Sonsuz Mutluluk

Köyün birinde bir yaşlı adam varmış. Çok fakirmiş ama Kral bile onu kıskanırmış. Öyle dillere destan bir beyaz atı varmış ki, Kral bu at için ihtiyara büyük bir servet teklif etmiş ama adam satmaya yanaşmamış. "Bu at, sadece bir at değil benim için; bir dost. insan dostunu satar mı?" demiş. Bir sabah kalkmışlar ki, at yok. Köylü ihtiyarın başına toplanmış: "Seni ihtiyar bunak, bu atı sana bırakmayacakları, çalacakları belliydi. Krala satsaydın, ömrünün sonuna kadar beyler gibi yaşardın. Şimdi ne paran var, ne de atın" demişler.

İhtiyar: "Karar vermek için acele etmeyin" demiş. "Sadece at kayıp" deyin, "Çünkü gerçek bu. Ondan ötesi sizin yorumunuz ve verdiğiniz karar. Atımın kaybolması, bir talihsizlik mi, yoksa bir şans mı? Bunu henüz bilmiyoruz. Çünkü bu olay henüz bir başlangıç. Arkasının nasıl geleceğini kimse bilemez."


Eğitim Devrimi

Gözlerimizi kapayıp tek başımıza yaşadığımızı düşünemeyiz. Memleketimizi bir çember içine alıp dünya ile olan bağlarımızı kopartamayız. Aksine yükselmiş, ilerlemiş, çağdaş bir millet olarak medeniyet düzeyinin de üzerinde yaşayacağız. Bu hayat ancak ilim ve fen ile olur. İlim ve fen nerede ise oradan alacağız ve her ulus ferdinin kafasına koyacağız. İlim ve fen için kayıt ve şart yoktur.
Mustafa Kemal Atatürk

2010 YGS | Yüksek Öğretime Geçiş Sınavında, Sınavı geçerli olan 1 milyon 487 bin 493 adaydan, 14 bin 156'sının puanı hesaplanamamış ve Sıfır çekmişti.

2011 YGS | Yüksek Öğretime Geçiş Sınavında, 1 milyon 648 bin adayın sınavı geçerli sayılırken sıfır alanlar ise 38 bin 269 idi.


Devletin Mallarına inat, Yaşasın Mutlu Hayat

İnsanlığın yaşadığına tamamen inancım kalmadı artık..
Hayat o kadar güzel ki, bunu görmek yerine ısrarla Mutsuzluğu, Karamsarlığı, Negatif davranan ve her işe Sorumsuzca ve Enerjisi düşük başlamaları beni çok yaralıyor. Resmen şaka herhalde bu diyorum, Harikalar Diyarını neden göremiyorlar, Kafalarını neden kumdan kaldırmıyorlar diye. Ve onları özetleyebileceğim en iyi kelime, Mal kelimesi oluyor. Oldukça ağır bir kelime olduğunun farkındayım bununla birlikte Çok anlamı ifade ettiği için her anlamdan uyuyor. Robotlaşmış Meta gibi, Aklı olduğu halde kendini tanıyıp keşfedip Hayallerine ulaşmak yerine sıradan ve Mutsuz bi hayatla monotonlaşan eşyalar gibi, Devletin Park ve Bahçelere koyduğu Banklar gibi kısaca Mal işte.. Sadece ona biçilen Görevini yerine getiren obje veya varlık misali..
Sürçü Lisan Ettiysem Af ola.. Lakin Böyle ağır sözlerden anlıyor bu İnsanlar Malesef.. tüm Sözlerim Meclisten dışarı.. =))


Geleneksel her hafta Aşkın Market bünyesinde yapılan Halısaha maçımızda Karektersiz Rakip oyuncusu tarafından son dakikada adice sert Müdahale sonucu yere düşürdükleri Omzu çıkan arkadaşımızdan Özür dilemeyen Fair Play’den uzak Rakip Takıma yazıklar olsun..