#ÇocuklaraBağırma


"Ancak Çocukla Çocuk olursanız Gerçek Olgunluğa ulaşabilirsiniz.."  M.Gültekin

Dünyada canımı bu denli yakan başka bir davranış daha yok yahu.. İçim eriyor, yerin dibine giriyorum ben o anlarda.. Tanımadığım bir Anne Çocuğuna sokak ortasında bağırınca ben resmen hayata küsüyorum yaa.. Bir baba sıkı sıkı çocuğunu sarsıp, Sessiz olması ve rahat durması için Hiddetli bir şekilde azarlayınca ben hayattan kopuyorum yaa..

O anne ve babaları karşıma alıp, ellerini bi sandalyeye bağlayıp 24 saat Hiddetli ve Şiddetli bir şekilde kızarak bağırmak istiyorum.. Belki o zaman anlarlar bu davranışlarının ne kadar büyük bir Hata olduğunu.. Ama bu Bilinçsiz insanlar bence ondan da anlamazlar.

#ÇocuklaraBağırma işte yahu, Bağırma !.. O yaşı ve yaratılışı gereği oynayacak, zıplayacak, taklit yapacak, koşacak, yuvarlanacak, bağıracak, araştıracak, kurcalayacak ve susmayacak.. Onu susturmaya çalışmayın.. Kendine güveni olmayan, Karamsar, kendi kararlarını alamayan ve gelecek hayali olmayan bir Çocuğunuz olsun istiyorsanız Onu Susturun Evet.. Hiperaktivitesini / enerjisini engelleyin, kapatın çocuklarınızı dört duvarlar arasına, Koruma ve Sevgi adı altında mahvedin Geleceklerini.. Aynı hastalıklı Karamsar düşünceleriniz ile kendi Hayatlarınızı berbat ettiğiniz gibi..

Dünyanın En Pozitif İnsanıdır Çocuklar.. Saatlerce uğraşırlar kumdan kale yaparlar koca bi dalga gelir tamamen yıkar o kalelerini ama hiçbir şey olmamış gibi tekrardan yapmaya başlarlar. Çünkü Büyükler gibi anlamlandırmaz o olayları, Karamsar ve negatif değildir zihinleri. Daha iyi bir Kale yapmak için fırsat görürler o yıkıntıyı..

Koşar koşar koşar gider düşer çarpar bir yerini, 2 dk ağladıktan sonra Tekrar kalkar ve koşmaya devam eder. Yenilgi nedir bilmez onlar. Biz büyükler gibi Başarısızlık nedir bilmezler. Öğrenilmiş çaresizlikleri yoktur onların.. Ta ki Bilinçsiz Aile Davranışları ve düşüncelerine maruz kalıncaya dek.. Ve ta ki Ezberci ve Kukla zihniyetini amaç edinmiş, Gelişime ve yeniliğe kapalı Eğitim sistemine sahip Okullarla tanışıncaya dek..

Dünyanın En Hızlı öğrenen varlıklarıdır Çocuklar.. Geçmişinizde ki unutamadığınız, fark edemediğiniz travmalara dönüşen ve ‘Hayatın gerçekleri’ olarak adlandırdığınız Ahmakça düşünceleri aktarmayın onlara.. Tertemiz zihinlerini Doktor, Öğretmen ve Polislik Meslekleriyle bulandırmayın.. Bırakın ne istiyorsa, Onu hayatı boyunca ne Mutlu edecekse onu destekleyin.

Çocuklarınızı Gütmeyin !.. Onlara sadece Sevgileriniz ile destek olun.. Sürekli siz arkasından tutmaya çalışmayın, Düşecekse düşsün. Onun ödevlerini ve onun yapması gerekenleri sürekli siz yapmayın, Başarısız olacaksa olsun. Tüm bu deneyimleri yaşasın ki Hayatı kendi keşfetsin. Olan tüm olayları iyi yada kötü olarak adlandırmayın. Çünkü evrende iyi ya da kötü yoktur. Sadece olan olaylar vardır, iyi yada kötü insanların o olaylara taktığı sıfatlardır sadece. Ve her olay bizim için en hayırlısı olmuştur ve olacak daha kötü sonuçları engellediği için, şuan olmak zorundadır ve olmuştur. Asla isyan etmeyin ve Çocuğunuza da isyanı öğretmeyin.

#ÇocuklaraBağırma işte.. Bunun ötesine geçip vuranlar, dövenleri bile görüyorum. Ve insanlardan iyice soğumamı sağlıyor bu Malca davranışlar. “Dayak Cennetten çıkmadır.” Sözü Dini veya Kutsal bir vecize değil sadece Gereksiz bi Atasözüdür. Çocuk Eğitiminde ki en büyük 2. Yanlıştır. Birincisi ise Ceza vermektir. Çocuğunuza vurmayın, o çocuktur ve çocukluğunu yaşamak en büyük Hakkıdır. Kendinizi düşünün hep çocukluğumu yaşayamadım, hep kısıtlandım demez misiniz, ee o halde aynı hatayı neden yapıyorsunuz..

“Kimin çocuğu varsa, onunla çocuklaşsın.”
Hadis-i Şerif  | İbn Mıhled, Ahbâru’s-Sığar


"Bir insanın ana vatanı çocukluğudur. Çocukluğunu doya doya yaşayamamış bir insanın mutlu olması çok zordur. Bir annenin, bir babanın en önemli görevi, çocuklarının çocukluğunu doya doya yaşamasına olanaklar yaratmaktır."
Doğan Cüceloğlu

Bırakın çocuklarınızı çocukluklarını yaşasın ve Hayata değer katan, Topluma yararlı Bireyler olarak yetişsinler. Onları gütmeyin, sadece Sevin..

Tüm bu Sistemi değiştirip, Daha yaşanılabilir dünya için MarMar Gelişim ve Mutlu Melekler Anaokulu Hizmetlerimiz ile Biz Varız.. =)) Peki ya siz ?!


Sosyal Sorumluluğu olan bir Birey isen Haydi sende bi adım at,

Destek ol.. =))

Yazıyı Facebook'ta PAYLAŞ,
yahut Twitter'da #CocuklaraBagirma hashtag'iyle Milyonlara ulaş..



Her çocuk bu kadar Bilinçli ve kendini ifade edecek kadar Farkındalığı yüksek değil..
Şuan belki gülerek izleyeceğiniz bu birkaç dakika, o Çocuğun tüm hayatı ve tüm hayat amacı..
Bırakın çocuklar çocukluğunu yaşasın.. Onları kendiniz gibi düşünmeye İtmeyin !..



Beyne Bilgi yüklemek | Başarı Hipotezi


Bundan 7 yıl önce, 16 yaşında Karamsar, aşırı Utangaç ve Özgüveni olmayan bir çocukken yapmış olduğum bir araştırmayı buldum eski defterlerim arasında..

Problem/Sorun : Bilgiyi Hızlı, Kalıcı ve Çok öğrenmek
Hipotez : Hap veya iğne veya ‘‘Başka bir şekilde’’ aklımıza/beynimize bilgi yüklemek
October 2006

Lise 2’ye giden, O zamanlar daha Bilincin, Farkındalığın ve Psikolojinin farkında olmayan, O güne kadar hiç sevgilisi olmamış ve Sürekli Aşk acıları çeken, Ailevi sorunlar yaşayan, O güne kadar daha yalnız başına tek bir karar bile almamış, Aşırı utangaç ve Aciz bir çocuktum. Ders çalışmalarım sırasında İnsan beynine ’’Bir şekilde’’ bilgiyi yüklemenin mümkün olduğunu düşünüyordum. Ufkum geniş olmadığı için sınırlı düşüncelerle düşünebiliyordum, Hap ve iğne gibi.. Ama ‘Başka bir şekilde’ olarak tanımlayamadığım bir çözümün olduğuna da inanıyordum.

Tıpkı Sokrates, Einstein gibi.. O şeyin, aradığım şeyin ne olduğunu tam olarak bilmiyor ama öyle bir şeyin varlığını ve mümkünlüğünü hissediyordum.


Bir yandan bu araştırmaları ve düşünceleri yaparken, bir yandan da Yalnızlığın verdiği karamsarlık ile Hayatımı sonlandırma düşünceleriyle boğuşuyordum. Dersleri ortalama olan, Fiziksel görüntüsü aşırı Sivilceli olarak tanımlanan, Sürekli Reddedilen, kendini beğenmeyen ve herkesi kendimden üstün gören bir dönemde değişik şeyler düşünüp, duygularımı ve fikirlerimi yazılara dökerek hayatta kalmaya çalışıyordum.

Yalnızlık duygusu ve ‘Neden bende Mutlu olamıyorum’ düşünceleri Dini bilgilerimden ağır bastığı o Lise Mezuniyet gecesi Antalya Falezlerden intihar etmeyi planladım. O gün geldi ve Siyahları giyinip, o gün gecesinde atlayacağım için gün içerisinde tamamen rahat konuştum insanlarla ve bunun ne kadar Mutlu edici olduğunu gördüm. Aslında tüm karamsar düşüncelerin ve mutsuzluğun kendi Zihnimde olduğunu fark ettim ve o gün yeni bir Başlangıç yapmak için kendime Söz verdim.
Öss sonuçlarıda o hafta açıklandı ve Süleyman Demirel Üniversitesine başladım.
Yeni bi Hayat, yeni Hayaller ve yeni Mutluluklar…

O İlk Üniversiteden Mezun olmaya yakın, Bitki derslerimize giren değerli hocam Prof. Dr. Atila GÜL her dersinde ‘Kendinizi Geliştirin.. Yaptığınız işin en iyisini yapmaya çalışın ve sevdiğiniz alan her ne ise onda kendinizi geliştirin.’ diyordu.
Ve ben hep şu soruyu soruyordum kendime ve cevap alamıyordum bi türlü..
’’ iyi de Nasıl Kendimizi Geliştireceğiz, Napıcaz ? ’’

Bunun nasıl yapılacağını, Kendimizi nasıl geliştireceğimizi keşfetmem anca 4 yıl sonra mümkün oldu.

20 yaşında, 2010 un ilk aylarında okuduğum ‘Avucunuzdaki Kelebek’ kitabıyla kendimi sorgulama fırsatı yakaladım. Ben ne için yaşıyorum? Hayat amacım ne? ve Ne istiyorum?
Bu soruları cevaplayamadım. Çünkü ne olacağımı ve ne istediğimi bilmiyordum.
Bilgi öğrenmek ve yeni şeyler keşfetmek ve araştırmak beni çok Mutlu ettiği için, Kurslara, Eğitimlere ve Seminerlere katıldım. Bu süreçte tamamen kendini gelişmelere açtım ve sürekli araştırarak bilgiler öğrenmeye odaklandım.

Şuan tarihler Nisan 2013 ü gösteriyor. Yani O günlerden birkaç yıl sonrası..
4. Üniversitemi okuyorum. 81 adet Sertifikam mevcut. 2 Kitap yazdım. Avrupaya geziler düzenledim. MarMar Gelişim Platformu ve Bilinç Akademi Kurucusuyum.. ve,
Guinness Rekorlar Kitabında,
Dünyanın En genç Kişisel Gelişim Uzmanı ve Beyin Dili Programlama Eğitmeniyim..
Vs…

Evet 16 yaşında, 'Hap veya iğne veya ‘‘Başka bir şekilde’’ aklımıza/beynimize bilgi yüklemek' olarak o tanımlayamadığım şeyi şuan Psikoloji Bilimi ve Kişisel Gelişim ile bulduğumun farkındayım. 4 yıl önce içimde bir kıpırtı, bir heyecan ve bir inanç vardı. Ve Ben o inançlarımı, onca karamsar duyguma ve onca yaşanan acı olaylara rağmen güçlü tuttum ve ondan vazgeçmedim.

Hayallerinizin Büyük olmasına gerek yok, Güçlü olması yeterli…

Evet, o problemin çözümü aslında Zihnimizin, Duygularımızın farkına varıp, Bizi üzen ve Başarısızlığa iten etmenlerden kurtularak, Kendimizi keşfedip Zihnimiz ile istediğimiz her şeye ulaşabileceğimizin farkına varmaktır. Hayatın sırrı olarak tanımladığım bu gerçeklik, aslında çok Basit bir yöntem..

Hayatta kötü yada iyi yok, sadece olan olaylar var ve bunları Özkabul ile kabul etmek gerekiyor.. Aslında ‘Hayırlısı olsun’un Modern hali gibi..

Bir şeyi istiyorsak ona ulaşmak gerçekten mümkün. Bu Mutlu olmak olabilir, iyi bir iş olabilir yahut iyi bir Üniversite olabilir. Yeter ki istediğiniz şeyden asla vazgeçmeyin ve o şey için adım atın. Bu adımlar gece geç yatıp sabah çok erken kalmaksa, Tv ve Pc yerine kitap okuyup araştırma yapmaksa, onca boşa geçen zamanı o ulaşmak istediğiniz şeye ulaşmak için harcamaksa ve Tüm İnançlarınıza rağmen, tüm Çercevelerinize rağmen Mutluluk için Değişmek ve Değişimi kabul etmekse..
Evet tüm bunları yapma fedakarlığını gösterin ve Sizi üzecek, Hayallerinize inançsızlık gösterecek her unsuru Hayatınızdan uzaklaştırın..

Bunu tek başınıza yapamıyorsanız, Ücretsiz Koçluk Seansı için bana ulaşabilirsiniz.. =))

+90 543 214 00 91
muammergult@gmail.com

Vatan Millet Antalya !..

Ben Atatürk’ü çok seviyorum
ama Atatürkçü diye geçinen insanları sevmiyorum. O bilgili, ileri görüşlü, azimli ve çalışkandı. Her zaman bir Lider ve bir İdöl olarak kalacak. Ama bu Atatürk’ün arkasına sığınan çelimsiz Horozlar, Sosyal Medyada Sözlük yazan, vatana bir hayırları dokunmayan, Üniversiteler de kavga ve savaş çıkartan, gelecek hedefleri ve kariyer planları olmayan aciz insanların Ata’mızı benlenmesi benim çok ağırıma gidiyor.

Ben Vatanımı ve Cumhuriyetimi çok seviyorum
ama Muhalefet Partisi olacağız diye iyi kötü her şeye isyan eden kıt beyinli insanları sevmiyorum. İktidarla ya da iyi işler yapanlarla birlik olup Milletin yararına işler yapmak yerine, kendi isteklerini diretmekte ısrarcı olan zihniyetleri ve bu zihniyetleri destekleyenlere üzülüyor ve acıyorum. Takım tutar gibi, Holiganlık yapar gibi parti tutan insanları sevmiyorum ve bu insanları istemiyorum ülkemde.. Hristiyanların kendi çıkarlarına göre İncili değiştirdiği gibi, alınan devlet kararlarını ve yaşanan gerçekleri değiştirmeye çalışmaları benim çok ağırıma gidiyor.

Ben Cemaati çok seviyorum.
Ama Cemaati kendi çıkarlarına kullanan fırsatçı insanları sevmiyorum. Dini kullanarak belirli mevkilere gelmek isteyen ve bunu vicdan sömürüsü haline getiren insanları sevmiyorum. Ben 5 vakit Namazımı kılıp, Orucumu tam tutup, Harama, Faize ve Zinaya dikkat ederken, Sevgilimle geziyorum diye, düşükbel pantolon ve renkli gömlek giyiyorum diye bana Müslümanlık taslamaları benim çok ağırıma gidiyor.

Ben Gelişime açık, ahretini düşünen imanını seven, Hayatın farkındalıklarda saklı olduğunu keşfetmeye çalışan, Mutlu ve Enerjik, araştıran, okuyan, kendine ve çevresine değer katmaya çalışan insanları çok seviyorum ama Bilinçsiz insanları sevmiyorum. Sürekli eleştirel yaklaşıp, çözüm yerine sorun üreten, adım atmak yerine laf kalabalığı yapan, yalan söyleyen, Egolu, Mal insanlarla aynı havayı solumak bile benim çok ağırıma gidiyor.


"Bütün ilerlemeler, insan fikrinin eseridir. Fikri harekete getirmek birinci işimiz olmalıdır. Bir kere millet benliğine hakim olsun ve düşünebilsin, yeter! Başlangıçta hatalı düşünse de, az zaman sonra bu hatayı düzeltebilir. Fikir bir kere faaliyete başladı mı, her şey yavaş yavaş düzene girer ve düzelir."
Mustafa Kemal Atatürk

Mutluluk kolay sey..


Bu hayatta bi birey değil de, bi bilgi olarak geldiğimi düşünüyorum bazen..
İnsanlara bakıyorum bi yandan gülüyorum bi yandan içim sızlıyor. Deniz kıyısında olması gerekirken asfalt yolda olan yengeçler gibiler. Çaresizler ve olanlardan bi haber..

Kitap okumakla gazete okumayı aynı kefeye koyan, kendi kız kardeşi olduğu halde yolda her kıza laf atıp göz tacizi yapan, yaptığı işin en iyisini yapmak yerine en kolayına kaçıp kaytarmaya çalışan, Sevgilisini yahut eşini kısıtlayan, hastalık derecesinde kıskanan, aşırı kibirli, gururlu, Egolu, Şiddet ve küfür içerikli davranışlarda bulunan, her şeye isyan edip başkalarını suçlayan, arkadaşlarının ya da akrabalarının başarılarını kıskanan, her şey hakkında bilgisi olmadan fikri olan, sürekli eleştiren, sorun üreten ve dedikodu/başkalarının muhabbetini yapan insanları görünce herhalde herkes şaka yapıyor diye düşünüyorum.

Görmüyorlar mı cidden hayatın güzelliklerini, fark etmiyorlar mı gerçekten yaşamlarında ki her şeyin birer Sınav olduğunu ve yaşanan her şeyin öğrenilmesi gereken deneyim olduğunu.. Ölüme, işten kovulmaya, dersten kalmaya ve giden Sevgiliye üzülmenin ne kadar Mantıksız olduğunu fark etmiyorlar mı ?

Olan olayların İyi yada kötü olmadığını, insanların bu olaylara bu sıfatları verdiklerini, yıllar sora ‘aa iyiki o olmuş bak’ dediklerinde bu bilinci fark etmiyorlar mı? O olan şeye gülseler de ağlasalar da değişmeyeceğini görmüyorlar mı? Adım atmadan sadece istemekle hayatlarının değişmeyeceğini bilmiyorlar mı? Tüm bunları biliyorlarsa neden uygulamıyorlar madem?

Çevrenin Alay etmesinden mi korkuyorlar yoksa soyutlanmaktan mı? Dışlanmaktan mı korkuyorlar yoksa yalnızlıktan mı? Zaten çevreye bu denli bir bağlılığı ve beklentisi olan, Özgürlüğü her nefeste yüreğinde hissetmeyen bir insan Mutlu, Huzurlu ve Başarılı olamaz ki.. Hayatta Mutlu olmayı da seçebiliriz, Mutsuz olmayı da.. Hayallerimize inanmayan insanları dinlememeyi, her şeye ve herkese rağmen Sevdiğimiz işi yapmayı ve her sabah enerjik bir şekilde uyanıp tüm insanlara gülmeyi de seçebiliriz, attığımız her adımı negatif sözleriyle engelleyenleri dinlemeyi, sırf para kazanmak için istemediğimiz bir işte çalışmayı ve her gün işe ve hayata lanet ederek tüm ömrümüzü tüketmeyi de seçebiliriz..

Mutluluk kolay şey..
* Odanızdaki eşyaların yerlerini değiştirin hatta imkanınız varsa ufak sevimli eşyalar/objeler alın.
* Spor yapın.. Yürüyün, Bisiklet binin, Paten kayın, Basketbol oynayın..
* Hiç gitmediğiniz yerlere gidin, girmediğiniz sokaklara girin.
* Sürekli kullandığınız yolları değiştirin, alt yada üst sokakları kullanın..
* Kitap okuyun.. Sevdiğiniz ve ilgi çekici olsun.
* Oyuncak oynayın.. Araba yada bebek yada Objelerle oyun oynayın..
* Resim çizin.. Bir tablo alın ve kafanıza göre Rengarenk yağlı boyalarla boyayın..
* Hareketli Müzikler dinleyin.. ve yüksek sesle sizde söyleyin şarkıları..



Estra Delux 5 Yıldızlı Vatani Tatil Fırsatı


5 ay Ücretsiz Tatil =)) 12 Ağustos 2012 – 18 Ocak 2013
Sizde benim gibi burda olmak İster miydiniz acaba? :D

Doğanın İçinde Taşıt ve Şehir Gürültüsünden Uzakta
Çanta, Gömlek, Pantolon, Terlik, Ayakkabı ve Mont Hediyeleri
Günlük Sağlık Kontrolü ve Sorgusu
Hergün Sabah Kalvaltısı + Öğle yemeği + Akşam Yemeği
Her sabah, Her akşam Günün Her anı Sıcak Duş
LigTv-Dijiturk-Dsmart yayınları ile Tüm Lig Maçları Keyfi
Cep telefonu Özgürlüğü ile Sınırsız İnternet
Uygulamalı Sabır ve Sukunet Deneyimlemeleri OutDoor Eğitimi
Hergün en az 3 DVD Filmi izlenilen Sinema Salonu
Hergün Ormanlık patikalarda Sağlıklı Yaşam Sporu ve Yürüyüş
Haftasonları Şehir Merkezine Günlük Gezi İzini
Her Hafta Çamaşır Yııkama, Berber ve Terzi Hizmeti
Hergün en az 5 saat Ruhsal Arınma & Düşünce Egzersizleri
Aylık 25 TL toplamda 125 TL Cep Harçlığı
Her Kantinde Dışarı Fiyatlara göre %75 indirimli Ürün Satışı
Sağlıklı Bronzlaşma Hizmeti
Savunma, Silah Atışı, Doğada Yaşam ve Gece Eğitimleri
7/24 Özel Korunan Konaklama Yerleri


Şafak 158 =))  12 Ağustos 2012
Hadi Bakalım Bismillahirrahmanirrahim.. | Bilecik Jandarma Komutanlığı
347.Kısa Dönem Askerliğim bugün başlamış bulunmaktadır. Gazam Mubarek ola..

"İnsanın yaşam düzeyini bilinçli bir çabayla yükseltme konusundaki tartışma götürmez yeteneğinden daha cesaret verici bir gerçek bilmiyorum."
Henry Davıd Thureau

Şafak 139 =))  30 Ağustos 2012
Herkesin Zafer Bayramı Kutlu ve Mutlu ola..
Yarın Yemin töreni var, ohh miss Bekle beni Eskişehir Evci izni.. :D

"Ne aradıysam zıddını buldum, doğruyu aradım yanlışı buldum, dostumu aradım düşmanımı buldum, aramayı bıraktığımda ise doğruların ve yanlışların ötesinde renklerin zıtlığında resmin bütününü gördüm. Ne doğru vardı, ne yanlış, ne kötü vardı, ne iyi, her şey olması gerektiği gibi. Her şey olduğu gibi.."
Virgina Woolf

Şafak 115 =)) 23 Eylül 2012
Uyku, Yemek, İstiraat, Nöbetler ve Devriyeler haricinde günde 12 saatim boş. Kendimi Okumaya verdim ve 4 günde 2 kitap bitti. :D Bunun üzerine Evden Kargoyla 25 tane kitap getirttim. Ve Karakolda Kütüphane oluşturmaya karar verdim. Yarın Bölük Komutanımıza Kitap Listesi ve Talep bildirimi yapacağım. Ellerinde Gazete, Boş Boş Tv'ye bakan askerler yerine, Okuyan Bilinçli Askerler için çalışmalar yapıyorum. Belki Askerlik Sistemini değiştiremem ama benim Kitaplarımdan ve anlattıklarımdan faydalanan Askerlerin hayatını değiştiriyorum. Hani Deniz Yıldızı hikayesinde ki gibi, Benim elimden gelen bu..

ASKER
158 gün uzunluğunda, 22 hafta çapında, 5 ay genişliğinde
düdükle yatan düdükle kalkan
Bulaşık ile uslanan, bulgur ile beslenen, traş ile süslenen
Astsubayın ileri itmesi, Uzmanın geri tepmesiyle çalışan
tek tek ve seri seri Nöbet tutan, Bot ile Kamuflaj arasına sıkışmış
Palaska ile bağlanmış, bir gün biter diye kandırılmış
Allah'ın en fakir Kuludur Asker..


Şafak atarsa 100 =)) 6 Ekim 2012
Anadolu Üniversitesi'nin Lisans Mezunlarına İkinci Üniversite Projesi kapsamında Sınavsız + Harçsız, Sosyoloji bölümüne kaydımı yaptırdım ve 4. Üniversiteme de Askerde başlamak nasip oldu..
1. Süleyman Demirel Üniversitesi - Peyzaj
2. Anadolu Üniversitesi - İşletme
3. Akdeniz Üniversitesi - Çevre
4. Anadolu Üniversitesi – Sosyoloji

Yaşamının son günlerinde bir öğrencisi Sokrates'in yanına gelir. Elinde değişik bir saz/enstürman gördüğü öğrencisinden bu enstürmanın nasıl çalındığını öğrenmek ister. Ölüm cezası verildiğini bilen öğrencisi der ki: "Hocam öğreteyim ama sazı çalıp, hiçbir zaman keyfini alamayacaksınız. Buna vaktimiz olmayacak."
Sokrates de, "Asıl keyf çalmakta değil, çalmayı öğrenmektedir."

Şafak 80 / Osmaniye =)) 29 Ekim 2012 – Cumhuriyet Bayramı
Plakalara düştük il il geziyoruz artık.. :p
Son durak Adana/01 sonra hep Antalya.. :D

İstediğiniz şeyleri yaparak geçirdiğiniz kısa bi hayat, zavallı bir şekilde harcanmış uzun bir hayattan iyidir.
işte bende bundan bahsediyorum ya ! =))

Şafak 67 / Zonguldak =)) 11 Kasım 2012
Nizamiye Nöbetçisi, Silahli Devriye Eri, Kurye, Bakan Koruması derken Bölük Komutani Yazıcılığına kadar yükseldim. Şimdide Muhabere İşletmeni - Santralci oluyorum.. :) Kalan 2 ayda bu hizla Genel Kurmay Başkanlığını zorlucam bakalim.. :p :D

Hayat Canlıdır. Doğru zamanı bekleyen avcı gibi bazen pusuya yatar, bazen masum bi av gibi önüne atlar. Bazen sana can katar, bazen canından can alır. Bazen gecelere kadar salya sümük seni ağlatır, bazende Mutluluk heyecanından sabahlara kadar uyutmaz. Bazen herşey bitti derken 2-3 darbe daha vurur iyice batırır dibe, bazende o bataklıktan Saraya çıkarıp çeşitli ve farklı farklı Harika seçenekler sunar sana. Evet Hayat nefes alır, nefes verir, seçim sunar, gizlenir, güler, kaçar, teslim olur, Mutlu eder ve her zaman bizim için en iyisini ister ve öyle davranır. Verdiği her olayda ki Pozitifliği ve Fırsatı görmeye çalışırsak, Hayatın gerçek sırrını da keşfetmiş oluruz..

Şafak 50 /  =))  |  28 Kasım 2012
Az önce TRT Kanalından bi Programcı aradı, Kültür ve Turizm Bakanlığı Projemiz için Psikolojik çalışmalarınız ve Kişisel Gelişim Uzmanlığınız hakkında sizinle röportaj yapmak istiyoruz, dedi :D
İstanbul daki Holistik Yaklaşımlar Zirvesi sonrası TRT'nin İş Kanalında bi program yapmak için Sizi de dahil etmek istiyoruz, diye de ekledi. Hayatımın En Büyük Fırsatlarından birini Askerlik Kurallarında geçen "Asker Roportaj yapamaz" maddesi ile bu fırsatı bi süre için değerlendiremedim. Ama benim için Hayırlı olan budur kimbilir.. =)) İyi işler yaptığınız sürece, iyi şeylerde elbet bi gün size gelecektir. Ne yaparsanız yapın, işinizi severek yapın ve en iyisi olun. Emin olun bunun karşılığını alıyorsunuz.. :))

Hayalini ve Tutkunu mesleğin yapmalısın, sonra işin Oyun olur..


Şafak 44 / Malatya =))     |     4 Aralık 2012
91/3'lerin bugün gidişiyle birlikte şuan artık biz Tezkereciyiz. 347.KSD Kral Devre :p :D İlçeler arası MP5le Atış Denetiminde 9'da 6 vurdum, Seride hemde.. :D Ayrıca Silahı gözü açık 20 sn de söküyorum ve gözü kapali 1 dk da takıyorum. Şaka maka ben resmen Harp Sanatını öğrenmiş, bi Asker olmuşum ya.. :p :D Kantinci, küçük Mescidimizde Müezzin ve Harekat Eğitim Ks. Amir Vekili de oldum artık Askeriye de olunacak bişey kalmamıştır heralde.. :)) :D

İdealleri olmalı insanın.. Hedefi, Hayalleri, Vizyonu.. Öyle mal gibi yaşamamalı.. Değer katmalı Hayata; Kendine, Sevdiklerine ve İnsanlığa.. Herşeyde isyan etmemeli, kabullenmeli ve bakış açısını genişletmeli evrenin sonsuzluğu kadar, gülümsemenin sıcaklığı kadar.. Ve farkına varmalı artık Neden, Ne şekilde ve Nasıl yaşadığının yada yaşatıldığının..

Şafak 26 / Eskişehir =)) Memleket.. | 21 Aralık 2012
Evet resmen Canlı Canlı Karı gördüm :p Bilecik'e ilk Kar benim Nöbetimde yağdı.. Bi Antalya Çocuğu olarak bunu izlemek değişik, soğuk ama Harikaydı.. :D Bu arada Maya'lı zihniyetlere kapak olsun, Allah'ıma şükürler olsun, bugün geri kalan Hayatımın ilk günü, vatana millete armağan olsun.. :p :D

"Michael Jackson'ın babası onu boksör olmaya, Muhammed Ali'nin ki de şarkıcı olmaya zorlasaydı ne olurdu ? Felaket olurdu. Aptal.. Fotoğrafçılığı seviyorsun ama gidip makinelerle evleniyorsun."
3 İdiots

Şafak 3 =)) Afyonkarahisar   |   13 Ocak 2012
Asker Duası :p
Bölük Komutanına rahmet, Astsubaya Merhamet, Kıdemliye Hürmet, alt devreye Sabır eyle yarabbi..
Yılan gibi sürünmekten, ördek gibi yürümekten, her gün Şafak beklemekten sen bizi kurtar yarabbi..
Çarşının yokluğundan, mıntıkanın çokluğundan, çamaşır bulaşık yıkamaktan sen bizi arazi eyle yarabbi..
Sabahları erken kalkmaktan, kızlar gibi yatak yapmaktan, hergün traş olmaktan sen bizi istiraatli eyle yarabbi..
Erken tezkere almayı, bol İaşe harcamayı, tez Doğan Güneş görmeyi sen bize nasip eyle yarabbii..
Amin.. :D


5 aylık çok Rahat ve çok Mutlu Jandarma 347.KSD Askerlik sürecimde edindiğim bilgi ve kazanımlar ile Nizamiye Nöbetçisi, Silahlı Devriye Eri, Kurye, Bakan Koruması, Bölük Komutanı Yazıcısı, Müezzin, Kantinci, Harekat Eğitim Ks. Amir Vekili, Kütüphane Sorumlusu ve Santralci - Muhabere İşletmeni görevlerini hakkıyla yerine getirdiğimi düşünüyorum.. :D Güzeldi bea, herkese ve herşeye Teşekkür ederim..