İlerlemiyorsan, geriye gidiyorsundur..



Neden hep Geceleri ayakta olup, uyumadığımı soruyorlar bana. Ailem, arkadaşlarım hep bu konuda tepkililer. Kimisi boş boş gezmek olarak nitelendiriyor, kimisi de karı-kız bulmak için. Kimisi de zaman öldürdüğümü sanıyor ama bilmiyorlar ki ben Hayallerimi inşa ediyorum..


1 Eylül 2o11, Gece saat 02.16 sularında kurulmuş bir hayal / geliştirilmiş bir hedef’im ;
Şuan, 1 Ağustos 2014'de, aktif olarak Kendi Seminer programlarımı oluşturup, NLP Eğitmenliği ve Yaşam Koçluğu yapıyorum.. Ayrıca 4. Kitabımı da Tüm D&R mağazalarına gönderdim..

2 Eylül 2o11, Gece saat 03.11 sularında kurulmuş bir hayal / hedef daha,
20 yıl içerisinde her Nobel Ödülü'ne adayım !..
2oo7'de Orhan Pamuk aldıysa Ben'de alırım.. =)) ''Nobel Edebiyat Ödülü, alanında en soylu ve en içten 'İdeal'i örnek alarak meydana getiren eserin yazarına veriliyor.'' Nobel Edebiyat Ödülünü En Genç yaşta alan yazar, 42 yaşındaydı. Ben, Nobel Ödülünü Dünya'nın En Genç yaşta alan yazarı olacağım..
3 Eylül’de belki de Doktor olmak isteyen bir birey olabilirim.. İşin güzel tarafı bunların hiç biride İmkansız şeyler değil.. Hepsi de ufak bi çabayla başlayıp, pes etmeyen bir yürekle başarılabilir.

Bunları yazmadan az evvel önce bir güzel Hayal daha kurdum.
J
Şuan Okuyor olduğum ‘Herşey Seninle Başlar’ adlı Kişisel Gelişim kitabının içerisinde Karşılaşmış olduğum bazı Psikolojik terimleri gördüm. Terimler derin anlamları ifade ettiğini kelimelerden fark edebiliyordu insan zaten. Bir gördüm, üç gördüm, beş gördüm sonra o kararı alıp, hayali kurdum.
Psikoloji bölümü okuyacağım üniversitede Lisans olarak.
NLP / Beyin dili Programlama Eğitimlerini alıyorum ama ana kaynaktan bunları öğrenmek tam beni Profesyonel yapacağını düşündüm. Profesörlerden, Dekanlardan kısacası işin ustalarından öğrenmek beni daha da geliştireceğine eminim. Ve bunu gerçekten çok istiyorum.

Buraya kadar her şey güzel.. Şimdi Bu isteği nasıl Reele dönüştürebiliriz..

Öncelikle Puan araştırması yapmalıyım ki, ona göre Hangi alanda hangi çalışmaları yapacağımı belirlerim..

Okul adı                                                 -            bölüm     -  en düşük ve en yüksek puan


MERSİN ÜNİVERSİTESİ
Psikoloji
TM-3
57
461,113
476,515
ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ (BOLU)
Psikoloji
TM-3
57
460,225
470,570






YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ (KKTC-LEFKOŞA)
Psikoloji (Tam Burslu)
TM-3
10
391,911
427,070
ULUSLARARASI KIBRIS ÜNİVERSİTESİ (KKTC-LEFKOŞA)
Psikoloji (%50 Burslu)
TM-3
10
316,158
372,117


GİRNE AMERİKAN ÜNİVERSİTESİ (KKTC-GİRNE)
Psikoloji
(%50 Burslu)
TM-3
60
284,524
382


ULUSLARARASI SARAYBOSNA ÜNİVERSİTESİ (BOSNA - HERSEK)
Psikoloji
(%25 Burslu)
TM-3
45
 270,56
 350,78




Ben, 2 yıldır kendini çok mutlu ve huzurlu hisseden ve sürekli çok tatlı hayaller kurup onların enerjileriyle pozitif beslenen birisiyim.. =))

Demek ki bunu Başarmamak için hiçbir sebebim yok.. Hele ki herkesin 24 saati olduğu bu hayatta…

______________

2 Eylül 2o11, Gece saat 03.11 sularında kurulmuş bir hayal demiştim ya en son, Evet, Geceden sabaha kadar hiç uyumadım.. Çünkü Hayatın bana sunduğu yeni bir Sürprizle ilgileniyordum.
ve
2 Eylül 2o11, Sabah saat 09.20 ..
bir Mesaj…
’’ Muammer’im gel grubunu toparla ve Evrensel İşleyiş, Vizyon – Hedef ve Realite arasında Nasıl Ritm tutuyor size anlatayım, ne dersin? Frekansları Vizyon ile tüm bağlantı Sınırlarını açıklayayım.. Gelen herkes Vizyon Nedir? İhtiyaç nasıl belirlenir, nasıl giderilir? Nedef nasıl belirlenir ve ulaşılır? Şuan nasıl yaşanır? Geçmişten Geleceğe şuan ne oluyor? Tüm bu Soruların yanıtlarını bulacaksınız.. Sevgiyle Bekliyorum. J ’’ İ.S

Ücretsiz Eğitim Semineri olduğu için öncelikle yine ‘MarMar Gelişim Akademisi’ sayfamdan paylaştım ve daha sonra tüm arkadaşlarıma bizzat ulaştım, bu Ücretsiz Eğitim Programından faydalansınlar diye.. Yine Facebook’da bir Etkinlik açtım ve derken bir Gelişim Şirketinden bir abi katılma isteği ve detaylı bilgi isteği için Beni ekledi..

Biraz Konuştuktan sonra ben Kişisel Gelişime olan merakımı ona anlattım ve o da yetiştirilmek üzere genç, azimli 1 kişi almayı düşündüklerini ve onu başta kişisel Gelişim olmak üzere değişik Meslek alanlarında yetiştirmeyi planladıklarını söyledi. Bunu çok isteyeceğimi bildirdim. Ve Bugun onunla bu konuyu detaylı olarak konuşacağız..

Eğer bu iş, gelişim serüvenim olursa/gerçekleşirse, Akdeniz üniversitesinde bu yıl kazanıp da gitmeyi planladığım 3. Üniversitem olacak Çevre Koruma bölümüne gidemeyeceğim…

Her şeyin Hayırlısı..
Devran sonunda döndü.. Emeklerimin karşılığını almaya başladım.. Bunu hissetmek güzel…



Mgult...

PozitifMan © ve Kadınları anla(yama)mak



Twitter'da, Günün Konusu #erkeklerdeiticiozellikler .. Bi 10 dk bakayım, Kızlar Neyi Sevmiyor diye, Resmen Komediler ya hu :D


'' Leah_ulan - Leah '' diyor ki,
#erkeklerdeiticiozellikler / futbol izlemeyen erkek son derece itici mesela. bi de kapris yapan erkek. bu ikisi karı gibi aynı.

'' YourBluebelly - Beste Tkdogan '' da diyor ki,
#erkeklerdeiticiozellikler / mal gibi futbol izleyen erkek, sürekli mac ve top takip eden erkek.

Bu Okuduğum 500. çelişkili Twetti ve bi örnek daha, Milyonlarca var da aslında...

'' BoSVeRMiS - Melike Çam '' diyor ki,
#erkeklerdeiticiozellikler / terin üstüne ölümüne deodorant parfüm..

'' Nerminkocaman - yagmur damLası '' da diyor ki,
#erkeklerdeiticiozellikler / deodorant kullanmamaları!!! leş gibi ter kokmaları..

Şurdaki tezatlığa da bakın. Malum terliyor insanoğlu sıcak olduğu için bunu Erkeğin bir sorunu olarak görüyorlar. Sanki kendileri Miss bebek gibi kokuyormuş gibi.. Hadi onu da geçtim yine düşünceli davranıp ter kokmasın diye parfüm sıkan Erkeğide beğenmiyor ve onu da Sorunlu görüyorlar..

Burdan da anlaşılacağı gibi Kadınları Anlamak imkansız !.. Tüm kadınları anlayamazsınız asla.. Ama bir tek Kadın'ı anlayabilirsiniz..


Kendinizi O'na adarsanız, O'nu çok Severseniz ve Gerçekten O'nu ve Empati ile yaşarsanız o bir tek Kadın'ı anlayabilirsiniz.. =))

Benden tavsiye, Gerçekten Hayatınızın Ruh Eşinizi bulduğunuzu hissettiğiniz an sakın Vazgeçmeyin.. Malum Devir değişti, Evlenemezsiniz yoksa.. ;)


Genel Olarak Kızların Erkeklerde İtici Gördüğü / istemediği Davranışlar,

'V' yaka tişört,
göğüs kılı,
uzun saç,
tırnak bakımsızlığı,
düşük bel pantolon
silp mayo,
yere tükürmeleri,
dar kıyafet giymeleri,
küfür etmeleri,
Siyah kumaş pantolon,
özensiz ütülenmiş beyaz gömlek,
çok fazla ayrık bacaklar
kadın poposuna sahip olmaları
pis ayakkabilarla dolasmalari
Sivri burun kösele ayakkabı,
açık renk kot pantolon,
jöleli saçlar
bağrına kadar açılmış gömlek düğmeleri,
dişlerini fırçalamamaları,
uzun boylu olmaması
sigara içmeleri,
kaşlarını alması,
vs.vs.vs
vs.vs.
vs.


Başlığa Bakarsak '' Kızların Erkeklerde İstemediği Davranışlar'' yazıyor ama bilmem sizde fark ettiniz mi yukarıda yazan TÜM MADDELER de sadece ve sadece FİZİKSEL Unsurları söylüyor. Yok saçı, yok başı, yok kılı, yok kaşı..

Yaw tamam Ahir zamandayız anlıyorum da bu kadar da olmayın bea.. 80 yıl aynı yastığa baş koyacak birisi renkli pantolon giyse ne olacak, dar kıyafet giyse ne zararı olacak sana.. 80 yıl sonra herkes buruş buruş olacak, Herkes aynı olacak Fiziksel olarak bir üstünlük olmayacak.
ee Peki bu artislik niye o zaman ??

Seni gerçekten Seviyorsa, Güldürebiliyorsa, üzüldüğünde değişik ufak bebekliklerle seni Mutlu edebiliyorsa, sana yalan söylemiyor ve İlk Günkü gibi çok Seviyorsa bu yetmez mi ?
Uzun bir saç, uzun bir boy’dan daha önemli birer unsur bence..
Ama empati kurduğumda anlayabiliyorum.. İnsanların yüze 97’si Bilinçsiz ve Karamsar ve negatif bir hayat sürüyor. Böyle davranmaları çok normal yani..

Değişmek, Gelişmek ve Hayat boyu Mutlu ve Huzurlu yaşayıp hiçbir şeyi sorun etmeden ‘’ PozitifMan ‘’ olmak sizin elinizde.. tam olarak Pollyanna gibi körkütük her şeye atlamak, kabul etmek değildir bu..

 
PozitifMan ©
Çevresinde olan biten her olaydan kendine pay çıkaran, hayatında yaşadığı her şeyde ‘Bundan ne fayda alabilirim, Bunun görülmeyi bekleyen Mutluluğu nedir’ diyen, önüne engel ve sorun çıktığında bundan Mutlu olan, ve bu Engelleri sabır, fedakarlık ve azim ile pes etmeden aşıp Kocaman Kocaman mutluluklara ulaşan ve Karşılık beklemeden her insana yardım etmeye çalışan ve hoşgörülü davranıp, iltifatlar eden ve Sürekli hayaller kurup, Hayallerin verdiği Mutlulukla taptatlı bi Hayat süren bireye, PozitifMan © denir..

Peki Siz,
her olumsuzlukta Neden ben? Diyip, karamsarlığa ve umutsuzluğa düşüp, çevrenin sosyal baskılarına takılıp negatif düşüncelerde boğulmak mı istiyorsunuz yoksa PozitifMan olarak gerçekten çok Mutlu ve tatlı Hayallerle mi yaşamak istiyorsunuz ?


PozitifMan olmaya karar verdiğinizde Size bu Harikalar Diyarı’nın sırrını vermek için 7/24 hazır ve nazır bekliyor olacağım.. Sadece bir ‘tık’ ötenizdeyim.. =))

http://facebook.com/MuammerGultekiin << Kişisel Facebook Hesabım =))

http://facebook.com/MarMarGelisimAkademisi   << Gelişim ve Değişim Akademi'm =))


 
Hayat bir seçiştir, vazgeçiş değil..

Sen hayatla eğlenmezsen, hayat senle eğlenir..!





Mgult.. ©

Ben Bogulursam her sey ölür !..

 
Yüzünü görmediğim, adını bilmediğim, elini tutmadığım hayallerim var benim..
Bu yüzden herkes konuştuklarını yazar, ben sustuklarımı..
 
Hayatın Okyanusundayım. O kadar uçsuz bucaksızlığın tam ortasında.. 2 ay önce Titanik gibi batmaz denilen sapasağlam ‘Hayat Buse’m battı.. Hiçbir şeyin imkansız olmadığını ve hiçbir şeyin garanti olmadığını anladım bununla beraber. Yüzmeyi/‘yaşamı devam ettirmenin yöntemini’ biliyorum ama dalgalar o kadar hırçın ki.. Bir oradan vuruyor bir buradan.. Hayatın tokadı gibi sert ve soğuk.. Kimi insan buna Kader diyor kimisi de Kadersizlik.. Üstüme birde yağmurlar/’negatif çevresel sorunlar’ yağıyor.. Bu Karanlık geceyi/‘Zor dönemi’ atlattığım an Güneşi/‘Mutlu ve huzurlu günleri’ görebileceğimi düşünüyorum.
Bağırmalarım, çırpınışlarım sonucu 2 tane tekne/‘umut’ yanaşıyor beni almaya. Ama onlarda hemen dibimde batıveriyor çok kısa bi sürede. Yıldırım ve şimşek/‘Hayırlısıysa olsun duası’ düşüyor üstelerine.. Anlıyorum ki ulu Bulutlar benim iyiliğimi istiyor. Benim yanlış karar almamı engelliyor.
 
Hayatın benim iyiliğim için çabaladığından eminim artık..
Her şey bir fabrikanın işleyişi gibi.. Bir şeyler gelişiyor, gözüme sokar gibi nedenler çıkıyor, aşılıyor sonra bitiyor ve kendiliğinden iptal oluyor, sonra bir şeyler daha gelişiyor, tekrar gözüme sokar gibi büyük nedenler çıkıyor, aşılıyor sonra kendiliğinden bitiyor. Ve gerçek gelişmesi gereken şey gelişiyor..
Ben hayatı sevdikçe, oda beni seviyor.. Seviyeli bir ilişkimiz var artık.. =))
Ufak bir Karamsarlık, Negatif düşünce Okyanusuna düşmüştüm ki, zıplayıp çıkmam erken oldu.. Batan ‘Hayat Buse’m denizaltı olmuş ve beni kurtardı sanırım. Şuan hala içine giremedim ama en azından onun sayesinde boğulmuyorum şuan..
 
Gelecek ya Gelmezse korkularım biraz olsun duruldu. Planla(hayal kur), Çabala ve Yaşa.. artık hayat felsefem bu.. Düşün ve uygula gibi bir şey ama daha güzeli.
 
Şuan Mutluyum.. Süperim hatta Mükemmelim.. =))
Yaşamayı Seviyorum yaa… Harika bişey bu..
 
 
Kıssadan Hisse…
Seni Seviyorum Rabbim.. Resmen olaylarla anlatıyorsun bana her şeyi.. 1 günde 1 yıllık tecrübeyi sunuyorsun önüme.. Onca seçenekle beraber neyi seçersem seçeyim en son tekrar Doğru yola sokuyorsun beni..




Mgult..

Basarıya odaklanmıslıgın Mutlulugu

Bu Yazı 'BİLGİ Genç Sosyal Girişimci Ödülleri 2o11' hakkında Bilgiler içermektedir :)
Sosyal Toplum projesi Yarışmasına katılmak istiyorsanız,
Okumanızı şiddetle Öneririm :p :D


Hayatı çok seviyorum ya,
Her gün bambaşka kocaman sürpriz Hediye paketleriyle karşılıyor beni.. Sabahın 7 sinden gecenin sabaha karşı 3 üne kadar yoğun, tempolu ve azimli bir şekilde çalışmalarım, uğraşlarım ve araştırmalarımın bir Ödülü/karşılığı olarak görüyorum bu her gün yepyeni Kocaman Sürprizleri.. J

Daha dün kü Avrupa’ya ücretsiz gidip orda kalma fırsatıyla karşılaşmışken de, daha o haberin üzerinden 24 saat bile geçmeden bu seferde Sosyal Girişimcilik Yarışmasının açıldığını öğrendim. Sosyal toplum projesi hazırlayıp katılım yapıyormuşsun. Yani tam benim işim.. :D

Gelecekte şirketini Kurmayı düşündüğüm MarMar Gelişim Akademisi 'nin hayallerimden çıkıp, Reele dönüşmesi için bulunmaz bir fırsat.

BİLGİ Genç Sosyal Girişimci Ödülleri 2o11

‘’ BİLGİ Genç Sosyal Girişimci Ödülleri çevrelerinde pozitif değişiklik yaratmış gençleri desteklemeyi ve ödüllendirmeyi hedefleyen bir sosyal sorumluluk projesidir.’’
Sosyal Toplum projesi oluştur ve Yarışmaya başvur !!
Son Başvuru tarihi: 8 Kasım 2o11



Öğleye doğru Türkiye Eğitim Gönüllüleri vakfında ki Eğitimlerin molasında karşılaştım bu Yarışma/proje bilgisiyle. Ve ufaktan kafamda fikirler netleşmeye başladı.. Broşürlerini ve gerekli açıklamaların yazdığı kitapçığı da aldım ve Tegv’den Etkinliklerim bitince çarşıya doğru diğer Eğitimime yetişmek amaçlı yol aldım.

Sinema Atölyesi Eğitimine gittiğimde, 40 dk erken varmışım yanlışlıkla :p :D
Otururken beklerken, bu Sosyal Girişimcilik Projesi kitapçığını okudum, baştan sonra detaylıca ve benim kafamda pasparlak bir ampul yandı :D

Ve hayalle karışık çok sağlam bir Özgüven geldi.

-        Olum sen bunu Başarırsın.. o ilk 10 a kesin girersin.. Senden daha Sosyal projelerin içinde olan biri yok ki..
dedim kendi kendime :D
Yanımda kağıt yoktu maalesef, ama bir sürü fikrim gelmişti :D
Hemen gidip danışmaya, toplantı salonumuzun anahtarını aldım ve Tuvalete gidip Yarım top tuvalet kağıdını cebime koydum :D Sınıfa gittim oturdum masaya çok kişi yoktu zaten, açtım tuvalet kağıdını ve ona fikirleri yazdım. Beyin fırtınası yaptım kendi kendimle.. Güzeldi :p :D

Her şeyi yazdım tüm o koskoca kağıt bitti ve üzerimi Mükemmel bi huzur kapladı :D
Bu bence Başarıya odaklanmışlığın Mutluluğuydu…

vayy güzel cümle oldu haa :d hemen telif hakkını almalıyım yoksa çalarlar yaa çok fena bi sanal ortam :D  Korsana Hayır !.. :p :D

Başarıya odaklanmışlığın Mutluluğu (c) > Yakında tüm Kitapçılarda… :D

Neden olmasın ki, her şey ufak bi kıvılcımla başlamaz mı ?


Neyse konumuza dönecek olursak :D :p
Yazının bir ana fikri vardı, olaylar karıştı diye size bu Ana Düşünceyi ben söyleyeyim :D

‘’ Şartlar ne olursa olsun (tuvalet kağıdı bile yeter), İnsan isterse Hayallerini gerçekleştirecek Güçtedir. Yeter ki gerçekten O’nu isteyin ve Pes etmeyin !.. ‘’

İnandığınız sürece O Sizindir..




BİLGİ Genç Sosyal Girişimci Ödülleri 2o11


‘’
BİLGİ Genç Sosyal Girişimci Ödülleri çevrelerinde pozitif değişiklik yaratmış gençleri desteklemeyi ve ödüllendirmeyi hedefleyen bir sosyal sorumluluk projesidir.’’

Sosyal Toplum projesi oluştur ve Yarışmaya başvur !!
Son Başvuru tarihi: 8 Kasım 2o11



* Finale kalan 10 adaya 3.500 Amerikan Doları maddi/nakdi destek verilecektir.  Aynı zamanda bu adaylar YouthActionNet®, tarafından yapılan "Küresel Genç Sosyal Girişimciler" programına da katılma hakkı kazanır.


Detaylı bilgi ve katılım koşulları için bi link paylaşıyorum. Hadi Şimdiden Hayırlara vesile olsun =)) Gelin de Rakibim olun.. Galibiyetten zevk alayım azcık :D :D




BİLGİ Genç Sosyal Girişimci Ödülleri ile ilgili ayrıntılı bilgi için;

(0212) 311 5200 numaralı telefondan İletişim Merkezini arayabilir yada
gencgirisimci@bilgi.edu.tr adresine e-posta gönderebilirsiniz..

Bekle beni Macera dolu Avrupaaa !


Ücretsiz Avrupa’ya gitmek isteyenler, Bunu Kesin Okuyun ! ;)


ÜCRETSİZ AVRUPA’YA GİTMEK, ORDA KALMAK VE ÜCRETSİZ DİL ÖĞRENMEK İMKANSIZ DEĞİL, SADECE Bİ SEÇENEK !..  > Yazıyı oku-bitir, anlarsın :p J :D


Son haftalarda İngilizce’ye duyduğum aşırı ilgi ve onu öğrenme isteği beni bazı araştırmalara itti. İngilizce’yi daha kolay ve daha çabuk ve daha etkili öğrenme yollarını araştırırken bazı düşünceler oluştu kafamda.

Para biriktirip Avrupa’da dil okuluna gitmek yahut orda çalışmak gibi yada ERASMUS denilen Üniversiteler arası öğrenci değişimi kapsamında bir kapağı atayım dedim Avrupa’ya ama her zamanki gibi aşılmayı bekleyen bir Engel çıktı önüme.. J

‘’Engel varsa, sorun varsa Değişim vardır.’’Bu sözü çok seviyorum. Eğer doğru bulup yaptığım bir iş de pürüzlerle karşılaşıyor ve önüme engeller çıkıyorsa Çok Mutlu oluyorum. Çünkü biliyorum ki doğru yoldayım. Biliyorum ki bunu başardığımda çok büyük bir Mutluluğa da sahip olacağım. O engeli aşmak için bi fazla çalışıyor, bi fazla azmediyorum.
Gittiğim yol tıkalıysa geri dönmüyorum hemen bir yan yol bulmaya odaklanıyorum.

Erasmus Programının, Açık öğretim öğrencilerinin kapsamadığını öğrendim ve önüme kocaman bi engeli alıp, Avrupa’yı hayallerime gömecektim. Ta ki içimden bi ses

-        Lan Oğlum Avrupa’ya gitmenin sadece tek bir yolu olmamalı.. Her zaman çözüm vardır, o olmaz başka bir şey vardır ama illaki bir yol vardır.


Ve daha 5 saat geçmeden Facebook’ta Erasmus sayfalarında gezerken bir şey gördüm.
Avrupa Gönüllü Hizmeti…

‘’Avrupa Gönüllü Hizmeti (AGH), ÜCRETSİZ bir programdır. Başvuran Gençlerden hiçbir ücret alınmaz. Gencin yol(uçak), konaklama, yemek masrafları ve 'dil eğitimi', Ulusal Ajanslar tarafından karşılandığı gibi kendisine aylık belli bir miktar da (75€ - 150€) cep harçlığı verilir.’’

Ben bunu okuduğum da Mucize denilen şeye inandım. Evet, gerçekten Mucize var arkadaşlar. Ama mucizeyi beklemeyin. Siz bir uğurda fazlasıyla onu isterseniz, fazlasıyla çabalarsanız ve fazlasıyla çalışırsanız o İmkansız gibi görünen şey ne olursa olsun, Gerçekleşir. Buna inanın !

Bu FIRSATın Kısaca içeriğinden bahsetmek istiyorum.


Avrupa Gönüllü Hizmeti (AGH) / European Voluntery Servive (EVS)

*
18-30 yaş arasındaki bütün gençler başvuruda bulunabilir. Bunun dışında hiç bir şart aranmamaktadır. (yabancı dil bilgisi, üniversite eğitimi vs.)

* Avrupa Gönüllü Hizmeti ÜCRETSİZ bir programdır. Başvuran gençlerden hiçbir ücret alınmaz. Gencin yol(ucak), konaklama, yemek masrafları ve 'dil eğitimi', Ulusal Ajanslar tarafından karşılandığı gibi kendisine belli bir miktar da cep harçlığı verilir.

* Gönüllülere verilecek Cep harçlığı ülkelerin ekonomik durumuna göre belirlenir. Tahmini olarak en az 75 € ile 150 € / 150 tl ile 300 tl arası bi rakam olur. 

* Gönüllü hizmet sonrasında yaygın Eğitim sürecinizi belgeleyen 'Youthpass' Eğitim Sertifikası alacaksınız.

*  Hafta da 2 gün boş gününüz olacak.. Ayrıca Her ay için artı 2 gün daha tatil hakkınız olacak.. Toplamda 1 ay(30 gün)'da, 10-12 gün izniniz olacak..

* Yalnızca gidiş-dönüş biletiniz karşılanmaktadır. Eğer siz tatilinizi Türkiye'de geçirmek isterseniz yol paranızı kendiniz karşılamanız gerekli.. (Açık öğretim Sınavlarınıza girmenize engel olmaz böylelikle) 

*  Haftada en fazla 35 saat çalışmanız gerekiyor. Haftada 4-5 saatlik dil eğitimi de bu sürenin içerisindedir.
35 saat - 5 saat(dil eğitimi) = 30 saat / 5 gün = 6 Saat.. > GÜNDE 6 Saat Çalışılacak..

* Başvurunuzu yaptıktan 4 ay sonra Avrupa Gönüllü Hizmetine başlayabilirsiniz.
Örneğin; 1 Eylül 2o13 döneminde başvuru yaptığınızda Ocak 2o14 başında hizmetinize / projenize başlayabilirsiniz.

Yıl içerisinde 5 başvuru dönemi vardır. 1 Şubat, 1 Nisan, 1 Haziran, 1 Eylül, 1 Kasım …
27 Avrupa Birliği (AB) devletlerinden herhangi bir tanesine gidebilirsiniz.

* Avrupa Gönüllü Hizmeti'ne en fazla 12 ay ve sadece 2 defa(uzun ve kısa dönem) gidilebilir !..

Heves etmiyorum, azmediyorum.. / Mgult..

Avrupa Hayal değil, Gönüllü olarak git ve Ücretsiz hayatını yaşa :p :D


Bu konuda ilgilenen varsa yahut bilgilenmek isteyen 2 adet link atıyorum. Bunları incelerseniz tüm sorularınız yanıtlanacaktır..



Öncelikle buradaki 40 maddeyi güzelce bi okuyun :)



http://www.ua.gov.tr/index.cfm?action=detay&yayinid=11280A1150DA8D3133CD19C7561CB754921AD&CFID=5433549&CFTOKEN=98461270


Daha sonra buradaki Bilgilerle cilayı çekin, adımları takip edin ve Her şeyi Öğrenmiş olun!
http://www.evsturkey.com/tr/stepbystepevs/process.html




Hadi Şimdiden Kolay Gele.. Avrupa’da görüşmek üzere.. :p :D :D

Sevilemeyeni sevdim ben

Sakın yazının adına aldanıpta bunun bi Aşk kokulu Duygusal bi yazı olacağına aldanmayın. J
Tamam biraz duygusal olabilir belki ama Aşk değil Gelişim kokacağına emin olabilirsiniz...

Yazının sonunda sizin gibi İngilizcesi korkulu rüya olan, içinizden biri olarak İngilizce öğrenmek hakkında 3 tane çok sağlam tiyo vericem.. Sabırlı olun.. Azzz Sonraaaa :p


 
Sevilemeyeni Sevmeyi öğrendim bu hafta. Evet, bunu açıklamaktan gurur ve mutluluk duyuyorum.
> Artık İngilizce’yi Seviyorum !.. :p :D

Gerçekten yabancı dil öğrenmeye çok fena merak sardım ve harbi harbi hırs yaptım ya.. Bu istek, azim ve hırsın nerden geldiğini kısaca özetliyim..

Eğitim Gönüllüleri Vakfına giderken oraya Avrupa’dan gelen 4-5 tane yabancı Gönüllü vardı. Benim yaşlarımdaydı ve Eğitim Vakfındaki cocuklara dil öğretiyorlardı. Gönüllü odasında dinlenirken bi keresinde, yabancılardan biri bişey sordu ve öylece mal gibi kalakaldım. O an utandım, kızardım hatta kendime bile küfrettim.

Yıllardan beri tüm hocalarım olsun, tüm akrabalarım olsun, tüm belirli mevkilere gelmiş başarılı insanlar olsun ‘’ İNGİLİZCE ŞART, İngilizce öğrenmelisin ‘’ diyorlardı ama ben önemsemiyordum ya. İşte o an bunun acısını fazlasıyla çektim. Eğitim Vakfında bir arkadaş bu yabancı gönüllülerle takıla takıla pratik yapa yapa 1 ayda çatur çutur konuşmaya başlamış.

ee ben bunu gördüm dururmuyum.. Bana bi hırs geldi. Evde kelime ezberliyorum, filleri aklıma kazıyorum. Bilinçli olmayı seviyorum yaa.. Teşekkürler Kişisel Gelişim iyiki varsın :p Hayatıma pozitif dokunuşlar yapıyorsun..


 
Şimdi içinizden biri olarak İngilizce öğrenmek hakkında 3 tane tiyo vericem :p :D

Bunları uygulayın eğer Dil öğrenemezseniz ne derseniz alıcam size J

1- Çokcana kelime ezberleyin.

2- Fiilleri bilin.

3- Bi Yabancı bulun ve aralıksız muhabbet edin.

( Bu illa canlı olmasına gerek yok, ben Aquapark ta tanıştığım mısırlı bi abiyle mailleşiyorum mesela J )

Süreklilik çok önemlidir arkadaşlar.. Eğer günde en az yarım saat İngilizce çalışırsanız, hiç bilmeyen bile en geç 6 ayda İngilizceyi çatır çatır konuşur ;)


Üşenmeyin, Çalışın...