CM 01-02 TÜRKÇE

Bu oyunun hala aktif bi oynayıcısıyım ve araştırmadığım, taramadığım yer kalmadı ve çoğu şeye ulaştım :)
Oyunu ben hem 2020 Güncel Kadrolarıyla 2020 dan baslayarak TURKCE olarak oynayabiliyorum
hemde Orjinal kadrolarıyla v3.9.68 versiyonunda da TURKCE olarak oynayabiliyorum.

DOSYALARI BURDAN İNDİRİN. -> https://yadi.sk/d/VTyZuNWR3VbX3d
 


2020 Güncel Kadrolarıyla 2020 den baslayarak TURKCE oynamak isteyenler,
1- Oyunu Sıfırdan Orjinal kurun. (Sanal sürücü yani Daemon Tools ile kurun.) 
2- v3.9.68 guncellemesini kurun.
3- 2020 Güncel kadrolar için Güncel Kadrolar - Database yi oyunun içine (Data'ya) atın. 

4- Oyunu istediğiniz yıldan baslatabilmek için, " Tapani 2.20.1 Patch "i kurun. 
(Tapani 2.20.1 Patchi calıstırarak oyunu 2020 den baslatın. dosyayı acınca ne kadar kolay oldugunu goreceksiniz korkmayın :)
5- Tum dört aşamayıda başarıyla yaptıysanız Oyun'a girin, istediğiniz Ligleri seçin ve Oyuna baslayın. İstediğiniz takımı kontrolünüz altına alın ve Oyunu Kaydet/SAVE leyip cıkın.
(Türkçe Yamayı SAVE yaptıktan sonra kuracagız. Oynayacagınız oyunu mutlaka SAVEleyin yani kaydedin.)
6- Türkçe Yamayı oyunun içine atıp değiştir diyin.
7- ve Oyunun ayarlarına girip Dili turkce yapın ve Kaydet/Savenizi çalıştırın. 
(Oyunu baslatırken ve saveleri acarken bikaç hata uyarısı verir onemsemeyin tamam deyin geçin bi sıkıntı yaratmıyor ben hala oynuyorum yıllardır)
"" YENİ OYUN KURMAYIN hata alırsınız, SAVEyi CALISTIRIN ordan oynayın ""

Not: Yabancı Sınırı kalkmıyor çok yama denedim hepsi bozdu o yüzden tek çalışan şekli böyle :)


Orjinal kadrolarıyla v3.9.68 versiyonunda da TURKCE oynamak isteyenler,
1- Oyunu Sıfırdan Orjinal kurun. (Sanal sürücü yani Daemon Tools ile kurun..)
2- v3.9.68 guncellemesini kurun. 
3- Tum iki aşamayıda başarıyla yaptıysanız Oyun'a girin, istediğiniz Ligleri seçin ve Oyuna baslayın. İstediğiniz takımı kontrolünüz altına alın ve Oyunu Kaydet/SAVE leyip cıkın.
(Türkçe Yamayı SAVE yaptıktan sonra kuracagız. Oynayacagınız oyunu mutlaka SAVEleyin yani kaydedin.)
4- Türkçe Yamayı oyunun içine atıp değiştir diyin.
5- ve Oyunun ayarlarına girip Dili turkce yapın ve Kaydet/Save'nizi çalıştırın. 
(Oyunu baslatırken ve saveleri acarken bikaç hata uyarısı verir onemsemeyin tamam deyin geçin bi sıkıntı yaratmıyor ben hala oynuyorum yıllardır)
"" YENİ OYUN KURMAYIN hata alırsınız, SAVEyi CALISTIRIN ordan oynayın ""

NOT: Lig isimleri ve Ulke isimleri Fransızca kalıyor ama oyunun %98i TÜRKÇE oluyor. Çok bi zararı yok zaten ama Onada zamanla alışıyorsunuz zaten.. :)​


Kurulumda veya linklerin guncellenmesiyle alakalı whatsaptan mesaj atabilirsiniz :)

0543 214 00 91




2 TANE HATA ÇÖZÜMÜ BU HATALARI ALIYORSANIZ BÖYLE YAPIN ! :)


DOSYALARI BURDAN İNDİRİN. -> https://yadi.sk/d/VTyZuNWR3VbX3d

Hayatın Sırrı ve Sonsuz Mutluluk

Köyün birinde bir yaşlı adam varmış. Çok fakirmiş ama Kral bile onu kıskanırmış. Öyle dillere destan bir beyaz atı varmış ki, Kral bu at için ihtiyara büyük bir servet teklif etmiş ama adam satmaya yanaşmamış. "Bu at, sadece bir at değil benim için; bir dost. insan dostunu satar mı?" demiş. Bir sabah kalkmışlar ki, at yok. Köylü ihtiyarın başına toplanmış: "Seni ihtiyar bunak, bu atı sana bırakmayacakları, çalacakları belliydi. Krala satsaydın, ömrünün sonuna kadar beyler gibi yaşardın. Şimdi ne paran var, ne de atın" demişler.

İhtiyar: "Karar vermek için acele etmeyin" demiş. "Sadece at kayıp" deyin, "Çünkü gerçek bu. Ondan ötesi sizin yorumunuz ve verdiğiniz karar. Atımın kaybolması, bir talihsizlik mi, yoksa bir şans mı? Bunu henüz bilmiyoruz. Çünkü bu olay henüz bir başlangıç. Arkasının nasıl geleceğini kimse bilemez."


Eğitim Devrimi

Gözlerimizi kapayıp tek başımıza yaşadığımızı düşünemeyiz. Memleketimizi bir çember içine alıp dünya ile olan bağlarımızı kopartamayız. Aksine yükselmiş, ilerlemiş, çağdaş bir millet olarak medeniyet düzeyinin de üzerinde yaşayacağız. Bu hayat ancak ilim ve fen ile olur. İlim ve fen nerede ise oradan alacağız ve her ulus ferdinin kafasına koyacağız. İlim ve fen için kayıt ve şart yoktur.
Mustafa Kemal Atatürk

2010 YGS | Yüksek Öğretime Geçiş Sınavında, Sınavı geçerli olan 1 milyon 487 bin 493 adaydan, 14 bin 156'sının puanı hesaplanamamış ve Sıfır çekmişti.

2011 YGS | Yüksek Öğretime Geçiş Sınavında, 1 milyon 648 bin adayın sınavı geçerli sayılırken sıfır alanlar ise 38 bin 269 idi.


Obsessif-Kompalsif Bozukluklar / Psikolojik Saplantı-Takıntı

Obsessif-kompalsif  (obsesslve-compulslve)  bozukluklar  düşünme  ve  davranma saplantılarını ifade ederler. Obsessif bir kişi kafasına takılan bir fikirden kurtulamaz, fikir kafasında sürekli tekrar eder, bir nevi düşünce saplantısı oluşur.  Belirli  bir  şarkıyı  hiç  istemediğiniz  halde  sürekli  zihninizde  tekrar ettiğiniz anlar oldu mu? Bu durumun aşın derecesi obsessifllği ifade eder. Kişi belirli bir davranışı yapmaktan kendini alıkoyamıyorsa ve belirli bir davranışı yapmaya saplanıp kalmışsa, o kişiye kompalsif adı verilir. Bu ikisi, yani bir düşünceye veya bir davranışa saplanma çoğu kez blrarada ortaya çıkar ve böyle bozukluklara  obsessif-kompalsif  bozukluklar  adı  verilir. Obsessif-  kompalsif bozukluklar genellikle şu üç türde kendini gösterir:

BioPsikoloji

Tıp biliminin değişik alanlardaki gelişmeler, insan davranışının altında yatan biyolojik temelleri anlamamıza yardımcı olur. Bu nedenle fizyoloji, nöroloji gibi tıp bilimleriyle, psikoloji gibi davranış bilimleri arasında sıkı bir bilgi alışverişi süregelir.

Psikologların insan davranışıyla ilişkileri, kara kutu ilişkisine benzer. Psikologlar insan davranışının temelinde yatan temel faktörleri anlayabilmek için, kara kutu denemesine benzer durumlar yaratırlar. İnsan beynini açarak psikolojik denemeler yapmak olanağı olamadığı için davranış bozuklukları gösteren kimseler öldükten sonra beyinleri incelenir, böylece belirli beyin yapıları ile davranışın türleri arasında ilişki kurmaya çalışılır. Kara kutu benzetmesini yaparken, insan sinir sistemi ve davranışlarının karmaşıklığını da unutmamak gerekir. Kara kutu örneği, psikologların insan davranışıyla ilgili olarak karşılaştığı gerçek sorunun binlerce defa basite indirilmiş bir modelini temsil eder.

2. DAVRANIŞ ÖRNEĞİ  (Bir Bardak Suyu alıp İçmek)

         Her bir davranışın altında yatan binlerce sinirsel süreç, saniyenin binde ve hatta milyonda biri kadar ufak birimlerle ifade edilebilen kısa bir zaman süresi içinde sinir sisteminde gerçekleşir. Böylece dış dünyada ki ışınsal enerji (bardak görüntüsü), gözün retinasına iletilir, oradan da diğer görsel sinirler aracılığıyla insan beyninin değişik bölgelerine gönderilerek anlamlandırılır. Bu anlamlandırma sonucunda, uzanıp bardağı alma ve suyu içme davranışı gerçekleşir


Genel Psikoloji / Ruhbilim + Davranış Bilimleri

Psikoloji, davranışlar ve zihinsel süreçler ile birlikte bunların altında yatan nedenleri inceleyen bilim dalıdır. Hem insanlar hem de hayvanlar üzerindeki çalışmaları kapsar. Kısaca Psikoloji, insan davranışlarının altında yatan temel nedenleri bulmaya çalışan bilimsel çabaya verilen addır. Psikoloji, bir tek kişi veya bir tek davranışla ilgilenmez. Bireyin içinde yaşadığı toplum karmaşıklaştıkça, bireyin davranışlarını inceleyen psikoloji biliminin katkısı da o derece önem kazanır.
Bir toplumun en önemli serveti, hazinesi o toplumun insanlarının zihin gücü, zekâ ve yetenekleridir. Doğumundan ölümüne kadar birey olarak yaşantısını sürdürdüğü toplumda, sosyal ilişkiler ve iletişimler yumağı ve odağı içinde bulunan insan, psikoloji biliminin yardımıyla önce kendini sonrada diğer insanları tanıyarak, çok yönlü ve karmaşık yaşam biçimini yönlendirme durumundadır

Sınavsız 2. Üniversite ile Oku Okuyabildiğin Kadar

İster Mezun ol da Tekrar Oku, İstersen Bi Okulda Okuyorken bi tane daha Oku..
2. Üniversiteni oku, 3’ü oku hatta 4.yü Oku.. :D Eğitim Şart, Hayat Boyu Eğitim Forever =)) Bilgiler Sınırsızdır fakat İnsan Ömrü Sınırlıdır. O yüzden Yaşlanmaya değil, bilgilenmeye bakın..

Sınavsız İkinci Üniversite Kapsamında 3 farklı Üniversite bize Eğitim İmkanı sunmaktadır.
* Anadolu Üniversitesi
* Atatürk Üniversitesi
* İstanbul Üniversitesi



* Anadolu Üniversitesi  -  Kayıt,Ekim’de / http://ikinciuniversite.anadolu.edu.tr
* Atatürk Üniversitesi  -  Kayıt,Eylül’de / http://ikinciuniversite.atauni.edu.tr
* İstanbul Üniversitesi  -  Kayıt, Eylül’de / http://auzef.istanbul.edu.tr/nasil-kayit-olabilirim.html



Batılı Bilim ve Türklerin buna Etkisi


Onlarca farklı Derste ve her yeni konuda hep Alman, İngiliz gibi Avrupalı İnsanların düşünce, yorum ve araştırmalarını öğreniyoruz / öğretiliyoruz..

Koskoca Türkiye Cumhuriyetini kuran, onca Savaşlar ve Mücadeleler hakkında Stratejiler geliştirip, kararlar alan, ileri görüşlülüğü ve zekası sayesinde Türk ve Dünya tarihini değiştiren Atatürk, hiç bi alanda araştırma ve yorum yapmamış mı acaba ?!

bi Mevlana, bi İbni Sina, bi Atatürk, bi Mimar Sinan; bi Tonnies, bi Cooley yada Althusser'den daha mı Aptal ?!

Onca Başarı ve İlerleme rastgele mi olmuş yoksa derin düşünceler, etkili yorumlar ve önemli araştırmalar sonucu mu? Peki, Biz niye hala Sosyoloji yahut diğer Sosyal Bilimler Akademik kaynaklarında Atatürk ve diğer değerli Filozof ve Düşünürlerimizin araştırmalarını okuyamıyoruz ?

Ders Kitaplarımızı yazanlar, belirli yerlere gelmiş kendini kanıtlamış Türk Profesörlerimiz, bu kitaplara Neden Türk Bilim Adamlarının araştırmalarını öncelikli olarak dahil etmiyorlar ? Tarihimizden utanıyorlar mı ? Bence utanılacak bir Tarihimiz yok aksine Gurur duyulacak, Ders ve Örnek alınacak bir Geçmişimiz var.


Bazı Türk Bilim Adamları, Düşünür ve Filozoflar

Ahmed Bin Musa : ( 10 yüzyıl ) Sistem mühendisliğinin Öncüsü. Astronom ve Mekanikçi.

Akşemseddin : ( 1389 - 1459 ) Pasteur önce Mikrobu bulan ilk bilim adamı. İstanbulun fethinin manevi babasıdır. Fatih sultan Mehmet' in Hocasıdır

Ali Bin Abbas : ( ? - 994 ) 1000 sene önce ilk kanser ameliyatını yapan bilim adamı. Kılcal damar sitemini ilk defa ortaya atan bilim adamıdır. Eski çağın en büyük hekimlerinden olan hipokratesin (Hipokrat) Doğum olayı görüşünü kökünden yıktı.

Ali Bin İsa : ( 11 yüzyıl ) İlk defa göz hastalıkları hakkında eser veren müslüman bilim adamı.

Ali Bin Rıdvan : ( ? - 1067 ) Batıya tedavi metodlarını öğreten islam alimi.

Ali Kuşçu : ( ? - 1474 ) Ünlü Bir türk astronomi ve matematik bilginidir.

Ammar : ( 11 yüzyıl ) İlk katarak ameliyatını kendine has biçimde yapan müslüman bilim adamı.

Abdüsselam : ( 1926 - 19 ) Pakistanlı Fizik Bilgini İlk nobel ödülü alan müslüman bilim adamı.

Battani : ( 858 - 929 ) Dünyanın en meşhur 20 astrononumdan biri trigonometrinin mucidi, sinus ve kosinüs tabirlerini kullanan ilk bilgin.

Beyruni : ( 973 - 1051 ) Dünyanın döndüğünü ilk bulan bilim adamı ümit burnu, amerika ve japonyanın varlığından bahseden ilk bilim adamı. Beyruni amerika kıtasının varlığını kristof colomb'un Keşfinden 500 sene önce bildirmiştir. Matematik, Jeoloji, Coğrafya, Tıp, Felsefe, Fizik, Astronomi gibi dallarda eserler yazmıştır. Çağın En Büyük Alimidir.

Bitruci : ( 13 yüzyıl ) Kopernik'e yol açan öncülük eden astronom bilim adamı.

Cabir Bin Eflah : ( 12 yüzyıl ) Ortaçağın büyük matematik ve astronom bilginidir . Çubuklu güneş saatini bulan ilk bilim adamıdır.

Cabir Bin Hayyan : ( 721 - 805 ) Atom bombası fikrinin ilk mucidi ve kimyanın babası sayılır. Maddenin en Küçük parçası atomun parçalana bileciğini bundan 1200 sene önce söylemiştir.

Cahiz : ( 776 - 869 ) Zooloji İlminin öncülerindendir. Hayvan gübresinden amonyak elde etmiştir.

Cezeri : ( 1136 - 1206 ) İlk sistem mühendisi ve ilk sibernetikçi ve elektronikçi Bilgisayarın babası; oysa bilgisayarın babası yanlış olarak ingiliz matematikçisi Charles Babbage olarak bilinir..

Demiri : ( 1349 - 1405 )Avrupalılardan 400 yıl önce ilk zooloji ansiklopedisini yazan alimdir ... Hayatül hayavan isimli kitabı yazmıştır.

Dinaveri : ( 815 - 895 ) Botanikçi Ve astronom bir alim olarak bilinir.

Ebu Kamil Şuca : ( ? - 951 ) Avrupaya matematiği öğreten islam bilgini.

Ebu'l Fida : ( 1271 - 1331 ) Büyük Bir bilgin tarihçi ve coğrafyacıdır.

Ebu'l Vefa : ( 940 - 998 ) Matematik ve Astronomi bilginidir trigonometriye tanjant, kotanjant, sekant ve kosekantı kazandıran matematik bilginidir.

Ebu Maşer : ( 785 - 886 ) Med-cezir olayını (gel-git) ilk keşfeden bilgindir.

Evliya Çelebi : ( 1611 - 1682 ) Büyük Türk seyyahı ve meşhur seyahatnamenin yazarıdır.

Farabi : ( 870 - 950 ) Ses olayını ilk defa fiziki yönden ele alıp açıklayıp izah getiren ilk bilgindir.

Fatih Sultan Mehmet : ( 1432 - 1481 ) İstanbulu feth eden ve Havan topunu icad eden yivli topları döktüren padişahtır fatihin kendi icadı olan ve adı "şahi" olan topların ağırlığı 17 ton ve bakırdan dökülmüş olup 1.5 ton ağırlığındaki mermileri 1 km ileriye atabiliyordu bu topları 100 öküz ve 700 asker ancak çekebiliyordu..

Fergani : ( 9 yüzyıl ) Ekliptik meyli ilk defa tesbit eden astronomi alimi.

Gıyasüddin Cemşid : ( ? - 1429 ) Matematik alimi. Ondalık kesir sistemini bulan çemşid cebir ve astronomi alimi.

Harizmi : ( 780 - 850 ) İlk cebir kitabını yazan ve batıya cebiri öğreten bilgin. Adı algoritmaya isim oldu rakamları Avrupa' ya öğreten bilgin. Cebiri sistemleştiren Bilgin.

Hasan Bin Musa : ( - ) Dünyanın çevresini ölçen, üç kardeşler olarak bilinen üç kardeşten biri..

Hazini : ( 6 - 7 yüzyıl ) Yerçekimi ve terazilerle ilgili izahlarda bulunan bilgin.

Hazerfen Ahmed Çelebi : ( 17 yüzyıl ) Havada uçan ilk Türk. Planörcülüğün öncüsü.

Huneyn Bin İshak : ( 809 - 873 ) Göz doktorlarına öncülük yapan bilgin.

İbni Avvam : ( 8 yüzyıl ) Tarım alanında ortaçağ boyunca kendini kabul ettiren bilgin.

İbni Battuta : ( 1304 - 1369 ) Ülke ülke , kıta kıta dolaşan büyük bir seyyah.

İbni Baytar : ( 1190 - 1248 ) Ortaçağın en büyük botanikçisi ve eczacısıdır.

İbni Cessar : ( ? - 1009 ) Cüzzam hastalığının sebeb ve tedavilerini 900 sene önce açıklayan müslüman doktor.

İbni Ebi Useybia : ( 1203 - 1270 ) Tıp Tarihi hakkında eşsiz bir eser veren doktor.

İbni Fazıl : ( 739 - 805 ) 12 asır önce ilk kağıt fabrikasını kuran vezir.

İbni Firnas : ( ? - 888 ) Wright kardeşlerden önce 1000 sene önce ilk uçağı yapıp uçmayı gerçekleştiren alim.

İbni Haldun : ( 1332 - 1406 ) Tarihi ilim haline getiren sosyolojiyi kuran mütefekkir. Psikolojiyi tarihe uygulamış, ilk defa tarih felsefesi yapan büyük bir islam tarihçisidir. Sosyolog ve şehircilik uzmanı.

İbni Hatip : ( 1313 - 1374 ) Vebanın bulaşıcı hastalık olduğunu ilmi yoldan açıklayan doktor.

İbni Havkal : ( 10 yüzyıl ) 10 asır önce ilmi değeri yüksek bir coğrafya kitabı yazan alim.

İbni Heysem : ( 965 - 1051 ) Optik ilminin kurucusu büyük fizikçi. İslam dünyasının en büyük fizikçisi, batılı bilginlerin öncüsü, göz ve görme sistemlerine açıklık kazandıran alim. Galile teleskopunun arkasındaki isim.

İbni Karaka : ( ? - 1100 ) Dokuzyüz yıl önce torna tezgahı yapan bilgin.

İbni Macit : ( 15 yüzyıl ) Ünlü bir denizci ve coğrafyacı. Vasco da Gama onun bilgilerinden ve rehberliğinden istifade ederek hindistana ulaştı.

İbni Rüşd : ( 1126 - 1198 ) Büyük bir doktor, astronom ve matematikçidir.

İbni Sina : ( 980 - 1037 ) Doktorların sultanı. Eserleri Avrupa üniversitelerinde 600 sene temel kitap olarak okutulan dahi doktor. Hastalık yayan küçük organizmalar, civa ile tedavi, pastör' e ışık tutması, ilaç bilim ustası, dış belirtilere dayanarak teşhis koyma, botanik ve zooloji ile ilgilendi, Fizikle ilgilendi, jeoloji ilminin babası.

İbni Türk : ( 9 yüzyıl ) Cebirin temelini atan islam bilgini.

İbni Yunus : ( ? - 1009 ) Galile'den önce sarkacı bulan astronom.

İbni Zuhr : ( 1091 - 1162 ) Endülüsün en büyük müslüman doktorlarından asırlarca Avrupa'da eserleri ders kitabı olarak okutuldu.

İbnünnefis : ( 1210 - 1288 ) Küçük kan dolaşımını bulan ünlü islam alimi.

İbrahim Efendi : ( 18 yüzyıl )Osmanlılarda ilk denizaltıyı gerçekleştiren mühendis.

İbrahim Hakkı : ( 1703 - 1780 ) Büyük bir sosyolog, psikolog, astronom ve fen adamı. En ünlü eseri marifetnâme, Burçlardan, insan fizyoloji ve anatomisinden bahsetmiştir.

İdrisi : ( 1100 - 1166 ) Yedi asır önce bügünküne çok benzeyen dünya haritasını çizen coğrafyacı.

İhvanü-s Safa : ( 10 yüzyıl ) çeşitli ilim dallarını içine alan 52 kitaptan meydana gelen bir ansiklopedi yazan ilim adamı. Astronomi , Coğrafya, Musiki, Ahlâk, Felfese kitapları yazmıştır.

İsmail Gelenbevi : ( 1730 - 1791 ) 18 yüzyılda osmanlıların en güçlü matematikçilerinden.

İstahri : ( 10 yüzyıl ) Minyatürlü coğrafya kitabı yazan bilgin.

Kadızade Rumi : ( 1337 - 1430 ) Çağını aşan büyük bir matematikçi ve astronomi bilgini. Osmanlının ve Türklerin ilk astronomudur.

Kambur Vesim : ( ? - 1761 ) Verem mikrobunu Robert Koch'dan 150 sene önce keşfeden ünlü doktor.

Katip Çelebi : ( 1609 - 1657 ) Osmalılarda rönesansın müjdecisi coğrafyacı ve fikir adamı.

Kazvini : ( 1203 - 1283 ) Ortaçağın Herodot'u müslümanların Plinius'u , astronom ve coğrafyacı bilgin.

Kemaleddin Farisi : ( ? - 1320 ) İbni Heysem ayarında büyük islam matematikçisi, fizikçi ve astronom.

Kerhi : ( ? - 1029 ) İslam Matematikçilerinden.

Kindi : ( 803 - 872 ) İbni Heysem'e kadar optikle ilgili eserleri kaynak olan bilgin. Fizik, felsefe ve matematik alanında yaptığı hizmetleri ile tanınmıştır.

Kurşunoğlu Behram : ( 1922 - ? ) Genelleştirilmiş izafiyet teorisini ortaya atan beyin güçlerimizden. Halen prof. Behram Kurşunoğlu Amerika da florida üniversitesinde teorik fizik merkezinde başkanlık yapmaktadır


Lagarî Hasan Çelebi : ( 17 yüzyıl ) Füzeciliğin atası, osmanlılarda ilk defa füze ile uçan bilgin.

Macriti : ( ? - 1007 ) Matematikte başkan kabul edilen Endülüslü Matematikçi ve astronom.

Mağribi : ( 16 yüzyıl ) Çağının en büyük matematikçilerinden . Mağribinin eseri olan Tuhfetü'l Ada isimli kitabında üçgen, dörtgen, daire ve diğer geometrik şekillerinin yüz ölçümlerini bulmak için metodlar gösterilmiştir.

Maaşallah : ( 72? - 815 ) Meşhur islam astronomlarındandır. Usturlabla İlgili ilk eseri veren bilgindir.

Mes'ûdi : ( ? - 956 ) Kıymeti ancak 18. 19. Yüzyıllarda anlaşılan büyük tarihçi ve coğrafyacı. Mesudi günümüzden 1000 sene önce depremlerin oluş sebebini açıklamıştır. Mesûdinin eserlerinden yel değirmenlerinin de müslümanların icadı olduğu anlaşılmıştır.

Mimar Sinan : ( 1489 - 1588 ) Seviyesine bugün dahi ulaşılamayan dahi mimar. Mimar Sinan tam manası ile bir sanat dahisidir.

Muhammed Bin Musa : ( 9 yüzyıl ) Dünyanın Çevresini ölçen 3 kardeşten biri. Matematikçi ve astronom.

Mürsiyeli İbrahim : ( 15 yüzyıl ) Piri reisten 52 sene önce bugünkü uygun Akdeniz haritasını çizen haritacı. Günümüzden 500 sene önce kadar önce yaşamıştır.

Nasirüddin Tusi : ( 1201 - 1274 ) Trigonometri sahasında ilk defa eser veren, Merağa rasathanesini kuran, matematikçi ve astronom.

Necmeddinü-l Mısri : ( 13 yüzyıl ) Çağının ünlü astronomlarından.

Ömer Hayyam : ( ? - 1123 ) Cebirdeki binom formülünü bulan bilgin. Newton veya binom formülünün keşfi ömer hayyama aittir.

Piri Reis : ( 1465 - 1554 ) 400 sene önce bu günküne çok yakın dünya haritasını çizen büyük coğrafyacı. Amerika kıtasının varlığını kristof kolomb 'dan önce bilen ünlü denizci.

Razi : ( 864 - 925 ) Keşifleri ile ün salan asırlar boyunca Avrupa'ya ders veren kimyager doktor ünlü klinikçi. Devrinin En büyük bilgini İbni Sina ile aynı ayarda bir bilgin.

Sabit Bin Kurra : ( ? - 901 ) Newton' dan çok önce diferansiyel hesabını keşfeden bilgin. Dünyanın çapını doğru olarak hesaplayan ilk islam bilgini. Matemetik ve astronomi alimi.

Sabuncu Oğlu Şerefeddin : ( 1386 - 1470 ) Fatih devrinin ünlü doktor ve cerrahlarındandır. Deneysel fizyolojinin öncülerindendir.

Seydi Ali Reis : ( ?-1562 ) Ünlü bir denizci, matematik ve astronomi alimidir.

Şemsettin Halili : ( ?-1397 ) Büyük bir astronomi bilginidir.

Şihabettin Karafi : ( ? - 1285 ) orta çağın en büyük fizikçi ve hukukçularından.

Takiyyüddin Er Rasit : ( 1521 - 1585 ) İstanbul rasathanesi ilk kuran çağından çok ileride asrın önde gelen astronomi alimidir.

Uluğ Bey : ( 1394 -1449 ) Çağının en büyük astronomu ve trigonometride yeni çığır açan ünlü bir alim ve hükümdar.

Zehravi : ( 936 -1013 ) 1000 sene önce ilk çağdaş ameliyatı yapan böbrek taşlarının nasıl çıkarılacağını ve ilk böbrek ameliyatını gerçekleştiren bilim adamı..

Zerkali : ( 1029 - 1087 ) Keşif ve hizmetleri ile ün salmış astronomi alimidir.

#ÇocuklaraBağırma


"Ancak Çocukla Çocuk olursanız Gerçek Olgunluğa ulaşabilirsiniz.."  M.Gültekin

Dünyada canımı bu denli yakan başka bir davranış daha yok yahu.. İçim eriyor, yerin dibine giriyorum ben o anlarda.. Tanımadığım bir Anne Çocuğuna sokak ortasında bağırınca ben resmen hayata küsüyorum yaa.. Bir baba sıkı sıkı çocuğunu sarsıp, Sessiz olması ve rahat durması için Hiddetli bir şekilde azarlayınca ben hayattan kopuyorum yaa..

O anne ve babaları karşıma alıp, ellerini bi sandalyeye bağlayıp 24 saat Hiddetli ve Şiddetli bir şekilde kızarak bağırmak istiyorum.. Belki o zaman anlarlar bu davranışlarının ne kadar büyük bir Hata olduğunu.. Ama bu Bilinçsiz insanlar bence ondan da anlamazlar.

#ÇocuklaraBağırma işte yahu, Bağırma !.. O yaşı ve yaratılışı gereği oynayacak, zıplayacak, taklit yapacak, koşacak, yuvarlanacak, bağıracak, araştıracak, kurcalayacak ve susmayacak.. Onu susturmaya çalışmayın.. Kendine güveni olmayan, Karamsar, kendi kararlarını alamayan ve gelecek hayali olmayan bir Çocuğunuz olsun istiyorsanız Onu Susturun Evet.. Hiperaktivitesini / enerjisini engelleyin, kapatın çocuklarınızı dört duvarlar arasına, Koruma ve Sevgi adı altında mahvedin Geleceklerini.. Aynı hastalıklı Karamsar düşünceleriniz ile kendi Hayatlarınızı berbat ettiğiniz gibi..

Dünyanın En Pozitif İnsanıdır Çocuklar.. Saatlerce uğraşırlar kumdan kale yaparlar koca bi dalga gelir tamamen yıkar o kalelerini ama hiçbir şey olmamış gibi tekrardan yapmaya başlarlar. Çünkü Büyükler gibi anlamlandırmaz o olayları, Karamsar ve negatif değildir zihinleri. Daha iyi bir Kale yapmak için fırsat görürler o yıkıntıyı..

Koşar koşar koşar gider düşer çarpar bir yerini, 2 dk ağladıktan sonra Tekrar kalkar ve koşmaya devam eder. Yenilgi nedir bilmez onlar. Biz büyükler gibi Başarısızlık nedir bilmezler. Öğrenilmiş çaresizlikleri yoktur onların.. Ta ki Bilinçsiz Aile Davranışları ve düşüncelerine maruz kalıncaya dek.. Ve ta ki Ezberci ve Kukla zihniyetini amaç edinmiş, Gelişime ve yeniliğe kapalı Eğitim sistemine sahip Okullarla tanışıncaya dek..

Dünyanın En Hızlı öğrenen varlıklarıdır Çocuklar.. Geçmişinizde ki unutamadığınız, fark edemediğiniz travmalara dönüşen ve ‘Hayatın gerçekleri’ olarak adlandırdığınız Ahmakça düşünceleri aktarmayın onlara.. Tertemiz zihinlerini Doktor, Öğretmen ve Polislik Meslekleriyle bulandırmayın.. Bırakın ne istiyorsa, Onu hayatı boyunca ne Mutlu edecekse onu destekleyin.

Çocuklarınızı Gütmeyin !.. Onlara sadece Sevgileriniz ile destek olun.. Sürekli siz arkasından tutmaya çalışmayın, Düşecekse düşsün. Onun ödevlerini ve onun yapması gerekenleri sürekli siz yapmayın, Başarısız olacaksa olsun. Tüm bu deneyimleri yaşasın ki Hayatı kendi keşfetsin. Olan tüm olayları iyi yada kötü olarak adlandırmayın. Çünkü evrende iyi ya da kötü yoktur. Sadece olan olaylar vardır, iyi yada kötü insanların o olaylara taktığı sıfatlardır sadece. Ve her olay bizim için en hayırlısı olmuştur ve olacak daha kötü sonuçları engellediği için, şuan olmak zorundadır ve olmuştur. Asla isyan etmeyin ve Çocuğunuza da isyanı öğretmeyin.

#ÇocuklaraBağırma işte.. Bunun ötesine geçip vuranlar, dövenleri bile görüyorum. Ve insanlardan iyice soğumamı sağlıyor bu Malca davranışlar. “Dayak Cennetten çıkmadır.” Sözü Dini veya Kutsal bir vecize değil sadece Gereksiz bi Atasözüdür. Çocuk Eğitiminde ki en büyük 2. Yanlıştır. Birincisi ise Ceza vermektir. Çocuğunuza vurmayın, o çocuktur ve çocukluğunu yaşamak en büyük Hakkıdır. Kendinizi düşünün hep çocukluğumu yaşayamadım, hep kısıtlandım demez misiniz, ee o halde aynı hatayı neden yapıyorsunuz..

“Kimin çocuğu varsa, onunla çocuklaşsın.”
Hadis-i Şerif  | İbn Mıhled, Ahbâru’s-Sığar


"Bir insanın ana vatanı çocukluğudur. Çocukluğunu doya doya yaşayamamış bir insanın mutlu olması çok zordur. Bir annenin, bir babanın en önemli görevi, çocuklarının çocukluğunu doya doya yaşamasına olanaklar yaratmaktır."
Doğan Cüceloğlu

Bırakın çocuklarınızı çocukluklarını yaşasın ve Hayata değer katan, Topluma yararlı Bireyler olarak yetişsinler. Onları gütmeyin, sadece Sevin..

Tüm bu Sistemi değiştirip, Daha yaşanılabilir dünya için MarMar Gelişim ve Mutlu Melekler Anaokulu Hizmetlerimiz ile Biz Varız.. =)) Peki ya siz ?!


Sosyal Sorumluluğu olan bir Birey isen Haydi sende bi adım at,

Destek ol.. =))

Yazıyı Facebook'ta PAYLAŞ,
yahut Twitter'da #CocuklaraBagirma hashtag'iyle Milyonlara ulaş..



Her çocuk bu kadar Bilinçli ve kendini ifade edecek kadar Farkındalığı yüksek değil..
Şuan belki gülerek izleyeceğiniz bu birkaç dakika, o Çocuğun tüm hayatı ve tüm hayat amacı..
Bırakın çocuklar çocukluğunu yaşasın.. Onları kendiniz gibi düşünmeye İtmeyin !..



Beyne Bilgi yüklemek | Başarı Hipotezi


Bundan 7 yıl önce, 16 yaşında Karamsar, aşırı Utangaç ve Özgüveni olmayan bir çocukken yapmış olduğum bir araştırmayı buldum eski defterlerim arasında..

Problem/Sorun : Bilgiyi Hızlı, Kalıcı ve Çok öğrenmek
Hipotez : Hap veya iğne veya ‘‘Başka bir şekilde’’ aklımıza/beynimize bilgi yüklemek
October 2006

Lise 2’ye giden, O zamanlar daha Bilincin, Farkındalığın ve Psikolojinin farkında olmayan, O güne kadar hiç sevgilisi olmamış ve Sürekli Aşk acıları çeken, Ailevi sorunlar yaşayan, O güne kadar daha yalnız başına tek bir karar bile almamış, Aşırı utangaç ve Aciz bir çocuktum. Ders çalışmalarım sırasında İnsan beynine ’’Bir şekilde’’ bilgiyi yüklemenin mümkün olduğunu düşünüyordum. Ufkum geniş olmadığı için sınırlı düşüncelerle düşünebiliyordum, Hap ve iğne gibi.. Ama ‘Başka bir şekilde’ olarak tanımlayamadığım bir çözümün olduğuna da inanıyordum.

Tıpkı Sokrates, Einstein gibi.. O şeyin, aradığım şeyin ne olduğunu tam olarak bilmiyor ama öyle bir şeyin varlığını ve mümkünlüğünü hissediyordum.


Bir yandan bu araştırmaları ve düşünceleri yaparken, bir yandan da Yalnızlığın verdiği karamsarlık ile Hayatımı sonlandırma düşünceleriyle boğuşuyordum. Dersleri ortalama olan, Fiziksel görüntüsü aşırı Sivilceli olarak tanımlanan, Sürekli Reddedilen, kendini beğenmeyen ve herkesi kendimden üstün gören bir dönemde değişik şeyler düşünüp, duygularımı ve fikirlerimi yazılara dökerek hayatta kalmaya çalışıyordum.

Yalnızlık duygusu ve ‘Neden bende Mutlu olamıyorum’ düşünceleri Dini bilgilerimden ağır bastığı o Lise Mezuniyet gecesi Antalya Falezlerden intihar etmeyi planladım. O gün geldi ve Siyahları giyinip, o gün gecesinde atlayacağım için gün içerisinde tamamen rahat konuştum insanlarla ve bunun ne kadar Mutlu edici olduğunu gördüm. Aslında tüm karamsar düşüncelerin ve mutsuzluğun kendi Zihnimde olduğunu fark ettim ve o gün yeni bir Başlangıç yapmak için kendime Söz verdim.
Öss sonuçlarıda o hafta açıklandı ve Süleyman Demirel Üniversitesine başladım.
Yeni bi Hayat, yeni Hayaller ve yeni Mutluluklar…

O İlk Üniversiteden Mezun olmaya yakın, Bitki derslerimize giren değerli hocam Prof. Dr. Atila GÜL her dersinde ‘Kendinizi Geliştirin.. Yaptığınız işin en iyisini yapmaya çalışın ve sevdiğiniz alan her ne ise onda kendinizi geliştirin.’ diyordu.
Ve ben hep şu soruyu soruyordum kendime ve cevap alamıyordum bi türlü..
’’ iyi de Nasıl Kendimizi Geliştireceğiz, Napıcaz ? ’’

Bunun nasıl yapılacağını, Kendimizi nasıl geliştireceğimizi keşfetmem anca 4 yıl sonra mümkün oldu.

20 yaşında, 2010 un ilk aylarında okuduğum ‘Avucunuzdaki Kelebek’ kitabıyla kendimi sorgulama fırsatı yakaladım. Ben ne için yaşıyorum? Hayat amacım ne? ve Ne istiyorum?
Bu soruları cevaplayamadım. Çünkü ne olacağımı ve ne istediğimi bilmiyordum.
Bilgi öğrenmek ve yeni şeyler keşfetmek ve araştırmak beni çok Mutlu ettiği için, Kurslara, Eğitimlere ve Seminerlere katıldım. Bu süreçte tamamen kendini gelişmelere açtım ve sürekli araştırarak bilgiler öğrenmeye odaklandım.

Şuan tarihler Nisan 2013 ü gösteriyor. Yani O günlerden birkaç yıl sonrası..
4. Üniversitemi okuyorum. 81 adet Sertifikam mevcut. 2 Kitap yazdım. Avrupaya geziler düzenledim. MarMar Gelişim Platformu ve Bilinç Akademi Kurucusuyum.. ve,
Guinness Rekorlar Kitabında,
Dünyanın En genç Kişisel Gelişim Uzmanı ve Beyin Dili Programlama Eğitmeniyim..
Vs…

Evet 16 yaşında, 'Hap veya iğne veya ‘‘Başka bir şekilde’’ aklımıza/beynimize bilgi yüklemek' olarak o tanımlayamadığım şeyi şuan Psikoloji Bilimi ve Kişisel Gelişim ile bulduğumun farkındayım. 4 yıl önce içimde bir kıpırtı, bir heyecan ve bir inanç vardı. Ve Ben o inançlarımı, onca karamsar duyguma ve onca yaşanan acı olaylara rağmen güçlü tuttum ve ondan vazgeçmedim.

Hayallerinizin Büyük olmasına gerek yok, Güçlü olması yeterli…

Evet, o problemin çözümü aslında Zihnimizin, Duygularımızın farkına varıp, Bizi üzen ve Başarısızlığa iten etmenlerden kurtularak, Kendimizi keşfedip Zihnimiz ile istediğimiz her şeye ulaşabileceğimizin farkına varmaktır. Hayatın sırrı olarak tanımladığım bu gerçeklik, aslında çok Basit bir yöntem..

Hayatta kötü yada iyi yok, sadece olan olaylar var ve bunları Özkabul ile kabul etmek gerekiyor.. Aslında ‘Hayırlısı olsun’un Modern hali gibi..

Bir şeyi istiyorsak ona ulaşmak gerçekten mümkün. Bu Mutlu olmak olabilir, iyi bir iş olabilir yahut iyi bir Üniversite olabilir. Yeter ki istediğiniz şeyden asla vazgeçmeyin ve o şey için adım atın. Bu adımlar gece geç yatıp sabah çok erken kalmaksa, Tv ve Pc yerine kitap okuyup araştırma yapmaksa, onca boşa geçen zamanı o ulaşmak istediğiniz şeye ulaşmak için harcamaksa ve Tüm İnançlarınıza rağmen, tüm Çercevelerinize rağmen Mutluluk için Değişmek ve Değişimi kabul etmekse..
Evet tüm bunları yapma fedakarlığını gösterin ve Sizi üzecek, Hayallerinize inançsızlık gösterecek her unsuru Hayatınızdan uzaklaştırın..

Bunu tek başınıza yapamıyorsanız, Ücretsiz Koçluk Seansı için bana ulaşabilirsiniz.. =))

+90 543 214 00 91
muammergult@gmail.com

Vatan Millet Antalya !..

Ben Atatürk’ü çok seviyorum
ama Atatürkçü diye geçinen insanları sevmiyorum. O bilgili, ileri görüşlü, azimli ve çalışkandı. Her zaman bir Lider ve bir İdöl olarak kalacak. Ama bu Atatürk’ün arkasına sığınan çelimsiz Horozlar, Sosyal Medyada Sözlük yazan, vatana bir hayırları dokunmayan, Üniversiteler de kavga ve savaş çıkartan, gelecek hedefleri ve kariyer planları olmayan aciz insanların Ata’mızı benlenmesi benim çok ağırıma gidiyor.

Ben Vatanımı ve Cumhuriyetimi çok seviyorum
ama Muhalefet Partisi olacağız diye iyi kötü her şeye isyan eden kıt beyinli insanları sevmiyorum. İktidarla ya da iyi işler yapanlarla birlik olup Milletin yararına işler yapmak yerine, kendi isteklerini diretmekte ısrarcı olan zihniyetleri ve bu zihniyetleri destekleyenlere üzülüyor ve acıyorum. Takım tutar gibi, Holiganlık yapar gibi parti tutan insanları sevmiyorum ve bu insanları istemiyorum ülkemde.. Hristiyanların kendi çıkarlarına göre İncili değiştirdiği gibi, alınan devlet kararlarını ve yaşanan gerçekleri değiştirmeye çalışmaları benim çok ağırıma gidiyor.

Ben Dinimi çok seviyorum.
Ama Cemaati kendi çıkarlarına kullanan fırsatçı insanları sevmiyorum. Dini kullanarak belirli mevkilere gelmek isteyen ve bunu vicdan sömürüsü haline getiren insanları sevmiyorum. Ben 5 vakit Namazımı kılıp, Orucumu tam tutup, Harama, Faize ve Zinaya dikkat ederken, Sevgilimle geziyorum diye, düşükbel pantolon ve renkli gömlek giyiyorum diye bana Müslümanlık taslamaları benim çok ağırıma gidiyor.

Ben Gelişime açık, ahretini düşünen imanını seven, Hayatın farkındalıklarda saklı olduğunu keşfetmeye çalışan, Mutlu ve Enerjik, araştıran, okuyan, kendine ve çevresine değer katmaya çalışan insanları çok seviyorum ama Bilinçsiz insanları sevmiyorum. Sürekli eleştirel yaklaşıp, çözüm yerine sorun üreten, adım atmak yerine laf kalabalığı yapan, yalan söyleyen, Egolu, Mal insanlarla aynı havayı solumak bile benim çok ağırıma gidiyor.


"Bütün ilerlemeler, insan fikrinin eseridir. Fikri harekete getirmek birinci işimiz olmalıdır. Bir kere millet benliğine hakim olsun ve düşünebilsin, yeter! Başlangıçta hatalı düşünse de, az zaman sonra bu hatayı düzeltebilir. Fikir bir kere faaliyete başladı mı, her şey yavaş yavaş düzene girer ve düzelir."
Mustafa Kemal Atatürk

Mutluluk kolay sey..


Bu hayatta bi birey değil de, bi bilgi olarak geldiğimi düşünüyorum bazen..
İnsanlara bakıyorum bi yandan gülüyorum bi yandan içim sızlıyor. Deniz kıyısında olması gerekirken asfalt yolda olan yengeçler gibiler. Çaresizler ve olanlardan bi haber..

Kitap okumakla gazete okumayı aynı kefeye koyan, kendi kız kardeşi olduğu halde yolda her kıza laf atıp göz tacizi yapan, yaptığı işin en iyisini yapmak yerine en kolayına kaçıp kaytarmaya çalışan, Sevgilisini yahut eşini kısıtlayan, hastalık derecesinde kıskanan, aşırı kibirli, gururlu, Egolu, Şiddet ve küfür içerikli davranışlarda bulunan, her şeye isyan edip başkalarını suçlayan, arkadaşlarının ya da akrabalarının başarılarını kıskanan, her şey hakkında bilgisi olmadan fikri olan, sürekli eleştiren, sorun üreten ve dedikodu/başkalarının muhabbetini yapan insanları görünce herhalde herkes şaka yapıyor diye düşünüyorum.

Görmüyorlar mı cidden hayatın güzelliklerini, fark etmiyorlar mı gerçekten yaşamlarında ki her şeyin birer Sınav olduğunu ve yaşanan her şeyin öğrenilmesi gereken deneyim olduğunu.. Ölüme, işten kovulmaya, dersten kalmaya ve giden Sevgiliye üzülmenin ne kadar Mantıksız olduğunu fark etmiyorlar mı ?

Olan olayların İyi yada kötü olmadığını, insanların bu olaylara bu sıfatları verdiklerini, yıllar sora ‘aa iyiki o olmuş bak’ dediklerinde bu bilinci fark etmiyorlar mı? O olan şeye gülseler de ağlasalar da değişmeyeceğini görmüyorlar mı? Adım atmadan sadece istemekle hayatlarının değişmeyeceğini bilmiyorlar mı? Tüm bunları biliyorlarsa neden uygulamıyorlar madem?

Çevrenin Alay etmesinden mi korkuyorlar yoksa soyutlanmaktan mı? Dışlanmaktan mı korkuyorlar yoksa yalnızlıktan mı? Zaten çevreye bu denli bir bağlılığı ve beklentisi olan, Özgürlüğü her nefeste yüreğinde hissetmeyen bir insan Mutlu, Huzurlu ve Başarılı olamaz ki.. Hayatta Mutlu olmayı da seçebiliriz, Mutsuz olmayı da.. Hayallerimize inanmayan insanları dinlememeyi, her şeye ve herkese rağmen Sevdiğimiz işi yapmayı ve her sabah enerjik bir şekilde uyanıp tüm insanlara gülmeyi de seçebiliriz, attığımız her adımı negatif sözleriyle engelleyenleri dinlemeyi, sırf para kazanmak için istemediğimiz bir işte çalışmayı ve her gün işe ve hayata lanet ederek tüm ömrümüzü tüketmeyi de seçebiliriz..

Mutluluk kolay şey..
* Odanızdaki eşyaların yerlerini değiştirin hatta imkanınız varsa ufak sevimli eşyalar/objeler alın.
* Spor yapın.. Yürüyün, Bisiklet binin, Paten kayın, Basketbol oynayın..
* Hiç gitmediğiniz yerlere gidin, girmediğiniz sokaklara girin.
* Sürekli kullandığınız yolları değiştirin, alt yada üst sokakları kullanın..
* Kitap okuyun.. Sevdiğiniz ve ilgi çekici olsun.
* Oyuncak oynayın.. Araba yada bebek yada Objelerle oyun oynayın..
* Resim çizin.. Bir tablo alın ve kafanıza göre Rengarenk yağlı boyalarla boyayın..
* Hareketli Müzikler dinleyin.. ve yüksek sesle sizde söyleyin şarkıları..



Estra Delux 5 Yıldızlı Vatani Tatil Fırsatı


5 ay Ücretsiz Tatil =)) 12 Ağustos 2012 – 18 Ocak 2013
Sizde benim gibi burda olmak İster miydiniz acaba? :D

Doğanın İçinde Taşıt ve Şehir Gürültüsünden Uzakta
Çanta, Gömlek, Pantolon, Terlik, Ayakkabı ve Mont Hediyeleri
Günlük Sağlık Kontrolü ve Sorgusu
Hergün Sabah Kalvaltısı + Öğle yemeği + Akşam Yemeği
Her sabah, Her akşam Günün Her anı Sıcak Duş
LigTv-Dijiturk-Dsmart yayınları ile Tüm Lig Maçları Keyfi
Cep telefonu Özgürlüğü ile Sınırsız İnternet
Uygulamalı Sabır ve Sukunet Deneyimlemeleri OutDoor Eğitimi
Hergün en az 3 DVD Filmi izlenilen Sinema Salonu
Hergün Ormanlık patikalarda Sağlıklı Yaşam Sporu ve Yürüyüş
Haftasonları Şehir Merkezine Günlük Gezi İzini
Her Hafta Çamaşır Yııkama, Berber ve Terzi Hizmeti
Hergün en az 5 saat Ruhsal Arınma & Düşünce Egzersizleri
Aylık 25 TL toplamda 125 TL Cep Harçlığı
Her Kantinde Dışarı Fiyatlara göre %75 indirimli Ürün Satışı
Sağlıklı Bronzlaşma Hizmeti
Savunma, Silah Atışı, Doğada Yaşam ve Gece Eğitimleri
7/24 Özel Korunan Konaklama Yerleri


Şafak 158 =))  12 Ağustos 2012
Hadi Bakalım Bismillahirrahmanirrahim.. | Bilecik Jandarma Komutanlığı
347.Kısa Dönem Askerliğim bugün başlamış bulunmaktadır. Gazam Mubarek ola..

"İnsanın yaşam düzeyini bilinçli bir çabayla yükseltme konusundaki tartışma götürmez yeteneğinden daha cesaret verici bir gerçek bilmiyorum."
Henry Davıd Thureau

Şafak 139 =))  30 Ağustos 2012
Herkesin Zafer Bayramı Kutlu ve Mutlu ola..
Yarın Yemin töreni var, ohh miss Bekle beni Eskişehir Evci izni.. :D

"Ne aradıysam zıddını buldum, doğruyu aradım yanlışı buldum, dostumu aradım düşmanımı buldum, aramayı bıraktığımda ise doğruların ve yanlışların ötesinde renklerin zıtlığında resmin bütününü gördüm. Ne doğru vardı, ne yanlış, ne kötü vardı, ne iyi, her şey olması gerektiği gibi. Her şey olduğu gibi.."
Virgina Woolf

Şafak 115 =)) 23 Eylül 2012
Uyku, Yemek, İstiraat, Nöbetler ve Devriyeler haricinde günde 12 saatim boş. Kendimi Okumaya verdim ve 4 günde 2 kitap bitti. :D Bunun üzerine Evden Kargoyla 25 tane kitap getirttim. Ve Karakolda Kütüphane oluşturmaya karar verdim. Yarın Bölük Komutanımıza Kitap Listesi ve Talep bildirimi yapacağım. Ellerinde Gazete, Boş Boş Tv'ye bakan askerler yerine, Okuyan Bilinçli Askerler için çalışmalar yapıyorum. Belki Askerlik Sistemini değiştiremem ama benim Kitaplarımdan ve anlattıklarımdan faydalanan Askerlerin hayatını değiştiriyorum. Hani Deniz Yıldızı hikayesinde ki gibi, Benim elimden gelen bu..

ASKER
158 gün uzunluğunda, 22 hafta çapında, 5 ay genişliğinde
düdükle yatan düdükle kalkan
Bulaşık ile uslanan, bulgur ile beslenen, traş ile süslenen
Astsubayın ileri itmesi, Uzmanın geri tepmesiyle çalışan
tek tek ve seri seri Nöbet tutan, Bot ile Kamuflaj arasına sıkışmış
Palaska ile bağlanmış, bir gün biter diye kandırılmış
Allah'ın en fakir Kuludur Asker..


Şafak atarsa 100 =)) 6 Ekim 2012
Anadolu Üniversitesi'nin Lisans Mezunlarına İkinci Üniversite Projesi kapsamında Sınavsız + Harçsız, Sosyoloji bölümüne kaydımı yaptırdım ve 4. Üniversiteme de Askerde başlamak nasip oldu..
1. Süleyman Demirel Üniversitesi - Peyzaj
2. Anadolu Üniversitesi - İşletme
3. Akdeniz Üniversitesi - Çevre
4. Anadolu Üniversitesi – Sosyoloji

Yaşamının son günlerinde bir öğrencisi Sokrates'in yanına gelir. Elinde değişik bir saz/enstürman gördüğü öğrencisinden bu enstürmanın nasıl çalındığını öğrenmek ister. Ölüm cezası verildiğini bilen öğrencisi der ki: "Hocam öğreteyim ama sazı çalıp, hiçbir zaman keyfini alamayacaksınız. Buna vaktimiz olmayacak."
Sokrates de, "Asıl keyf çalmakta değil, çalmayı öğrenmektedir."

Şafak 80 / Osmaniye =)) 29 Ekim 2012 – Cumhuriyet Bayramı
Plakalara düştük il il geziyoruz artık.. :p
Son durak Adana/01 sonra hep Antalya.. :D

İstediğiniz şeyleri yaparak geçirdiğiniz kısa bi hayat, zavallı bir şekilde harcanmış uzun bir hayattan iyidir.
işte bende bundan bahsediyorum ya ! =))

Şafak 67 / Zonguldak =)) 11 Kasım 2012
Nizamiye Nöbetçisi, Silahli Devriye Eri, Kurye, Bakan Koruması derken Bölük Komutani Yazıcılığına kadar yükseldim. Şimdide Muhabere İşletmeni - Santralci oluyorum.. :) Kalan 2 ayda bu hizla Genel Kurmay Başkanlığını zorlucam bakalim.. :p :D

Hayat Canlıdır. Doğru zamanı bekleyen avcı gibi bazen pusuya yatar, bazen masum bi av gibi önüne atlar. Bazen sana can katar, bazen canından can alır. Bazen gecelere kadar salya sümük seni ağlatır, bazende Mutluluk heyecanından sabahlara kadar uyutmaz. Bazen herşey bitti derken 2-3 darbe daha vurur iyice batırır dibe, bazende o bataklıktan Saraya çıkarıp çeşitli ve farklı farklı Harika seçenekler sunar sana. Evet Hayat nefes alır, nefes verir, seçim sunar, gizlenir, güler, kaçar, teslim olur, Mutlu eder ve her zaman bizim için en iyisini ister ve öyle davranır. Verdiği her olayda ki Pozitifliği ve Fırsatı görmeye çalışırsak, Hayatın gerçek sırrını da keşfetmiş oluruz..

Şafak 50 /  =))  |  28 Kasım 2012
Az önce TRT Kanalından bi Programcı aradı, Kültür ve Turizm Bakanlığı Projemiz için Psikolojik çalışmalarınız ve Kişisel Gelişim Uzmanlığınız hakkında sizinle röportaj yapmak istiyoruz, dedi :D
İstanbul daki Holistik Yaklaşımlar Zirvesi sonrası TRT'nin İş Kanalında bi program yapmak için Sizi de dahil etmek istiyoruz, diye de ekledi. Hayatımın En Büyük Fırsatlarından birini Askerlik Kurallarında geçen "Asker Roportaj yapamaz" maddesi ile bu fırsatı bi süre için değerlendiremedim. Ama benim için Hayırlı olan budur kimbilir.. =)) İyi işler yaptığınız sürece, iyi şeylerde elbet bi gün size gelecektir. Ne yaparsanız yapın, işinizi severek yapın ve en iyisi olun. Emin olun bunun karşılığını alıyorsunuz.. :))

Hayalini ve Tutkunu mesleğin yapmalısın, sonra işin Oyun olur..


Şafak 44 / Malatya =))     |     4 Aralık 2012
91/3'lerin bugün gidişiyle birlikte şuan artık biz Tezkereciyiz. 347.KSD Kral Devre :p :D İlçeler arası MP5le Atış Denetiminde 9'da 6 vurdum, Seride hemde.. :D Ayrıca Silahı gözü açık 20 sn de söküyorum ve gözü kapali 1 dk da takıyorum. Şaka maka ben resmen Harp Sanatını öğrenmiş, bi Asker olmuşum ya.. :p :D Kantinci, küçük Mescidimizde Müezzin ve Harekat Eğitim Ks. Amir Vekili de oldum artık Askeriye de olunacak bişey kalmamıştır heralde.. :)) :D

İdealleri olmalı insanın.. Hedefi, Hayalleri, Vizyonu.. Öyle mal gibi yaşamamalı.. Değer katmalı Hayata; Kendine, Sevdiklerine ve İnsanlığa.. Herşeyde isyan etmemeli, kabullenmeli ve bakış açısını genişletmeli evrenin sonsuzluğu kadar, gülümsemenin sıcaklığı kadar.. Ve farkına varmalı artık Neden, Ne şekilde ve Nasıl yaşadığının yada yaşatıldığının..

Şafak 26 / Eskişehir =)) Memleket.. | 21 Aralık 2012
Evet resmen Canlı Canlı Karı gördüm :p Bilecik'e ilk Kar benim Nöbetimde yağdı.. Bi Antalya Çocuğu olarak bunu izlemek değişik, soğuk ama Harikaydı.. :D Bu arada Maya'lı zihniyetlere kapak olsun, Allah'ıma şükürler olsun, bugün geri kalan Hayatımın ilk günü, vatana millete armağan olsun.. :p :D

"Michael Jackson'ın babası onu boksör olmaya, Muhammed Ali'nin ki de şarkıcı olmaya zorlasaydı ne olurdu ? Felaket olurdu. Aptal.. Fotoğrafçılığı seviyorsun ama gidip makinelerle evleniyorsun."
3 İdiots

Şafak 3 =)) Afyonkarahisar   |   13 Ocak 2012
Asker Duası :p
Bölük Komutanına rahmet, Astsubaya Merhamet, Kıdemliye Hürmet, alt devreye Sabır eyle yarabbi..
Yılan gibi sürünmekten, ördek gibi yürümekten, her gün Şafak beklemekten sen bizi kurtar yarabbi..
Çarşının yokluğundan, mıntıkanın çokluğundan, çamaşır bulaşık yıkamaktan sen bizi arazi eyle yarabbi..
Sabahları erken kalkmaktan, kızlar gibi yatak yapmaktan, hergün traş olmaktan sen bizi istiraatli eyle yarabbi..
Erken tezkere almayı, bol İaşe harcamayı, tez Doğan Güneş görmeyi sen bize nasip eyle yarabbii..
Amin.. :D


5 aylık çok Rahat ve çok Mutlu Jandarma 347.KSD Askerlik sürecimde edindiğim bilgi ve kazanımlar ile Nizamiye Nöbetçisi, Silahlı Devriye Eri, Kurye, Bakan Koruması, Bölük Komutanı Yazıcısı, Müezzin, Kantinci, Harekat Eğitim Ks. Amir Vekili, Kütüphane Sorumlusu ve Santralci - Muhabere İşletmeni görevlerini hakkıyla yerine getirdiğimi düşünüyorum.. :D Güzeldi bea, herkese ve herşeye Teşekkür ederim..

Aslında Tarihimiz...

90 yıl önce hala daha Osmanlı Devleti var idi. 1 yüzyıl bile değil.

Aslında tarihimiz ne kadar da yakın, aslında insan hayatı ne kadar da kısa. O hep tarih kitaplarında yıllarca okuduğumuz şanlı savaşlar, karizmatik liderler ve büyük Osmanlı'yı Babannemin Annesi görmüş mesela
ve Osmanlı için hizmet etmiş zamanında.
Cumhuriyetin kuruluşunda da bulunmuş, Atatürk'ün naaşında da.. 

Atatürk'ün ölümü daha dün gibi, sadece 74 yıl önce. Ne kadar da yakın, bi İnsan ömrü uzaklığında.. 
Atatürk bu 57 yıllık yaşamına koca bir tarih sığdırmış. 
Fatih Sultan Mehmet'de 21 yaşında koskoca altın şehir İstanbul'u fethetmiş. 

Ya biz napıyoruz peki ?

21 yaşına gelmiş hatta geçmişiz, gelecek hayalleri ve net hedefi halen daha olmayan, Tv de gördüğü her şeye özenen, çevresel baskılarla bir ordan bir buraya sürüklenen, hayatı Memurluk denen Ruhsal Kafesle garantilemeye çalışan, öldüğünde sonsuz bi Hayatla nereye gideceğinin farkında olmayan ve adım atmayan bizler...

Artık sizce de Uyanma / Bilinçlenme vaktimiz gelmedi mi ?!

'Neden' ve 'Nasıl' yaşadığımızın farkında varalım artık.
Şu kısacık Dünya da gerçekten istediğimiz hayatımı yaşıyoruz
yoksa başkalarını Mutlu etmekle geçirdiğimiz bu güzel ömrümüzü, istemediğimiz ve mutsuz olduğumuz bir işte çalışarak mı tüketiyoruz ?..


PsikoSosyolog, Yaşam Koçu, Jandarma Muhabere Er
M.Gültekin
Şafak 87
Bilecik / Osmaneli Jandarma Karakolu




Antalya Turkuaz Gazatesi'de de Yukarıda paylaştığım Koşe Yazım.. =))

Adım Adım Mezuniyet | AÖF

"Hiçbir şey ayağınıza gelmez, en azından iyi olan hiçbir şey..
Her şeyi gidip kendiniz almanız gerekir."
Bernard Shaw

Anadolu Üniversitesi, İşletme Fakültesi, Business Adminstration
2009-2010  Hazırlık
2010-2011  3.Sınıf
2011-2012  4. Sınıf

Haziran 2009‘da Süleyman Demirel Üniversitesi, Peyzaj ÖnLisans bölümünden Mezun olduktan hemen sonra, Eylül ayında İşletme bölümüne başvurma kararı aldım. Dikey Geçişle üstünü tamamlayabileceğim ve 3 yıl okuyup 4 yıllık işletme Diplomasına sahip olacaktım. Ve Bu sayede de Askerliği de kısa dönem yapacaktım.

Fikir aklıma yattı ve başvurdum.
Bir yılda 2 kez Sınava girip, bi anda 4 er 4 er Sınavların olması hoşuma gitti (eski yıllık sistem). Stres çabuk bitecekti.
Hazırlık Sınıfında 4 dersim vardı zaten. Ne kadar zor olabilir di ki ?!
İktisada Giriş
Hukuka Giriş
Genel Muhasebe
Genel İşletme

Adım Adım Mezuniyet…

10 Aralık 2009
“… Aşk ve iş hayatıma son verdim. Rahatım artık. Bi aksilik yok Allaha sükür. Yarın Aöf Sınavlarına yani İşletme Derslerine çalışmaya başlayacağım.”

24 Şubat 2010
“… A.Demirspor’a transfer oldum, her şey güzel.. Bu arada hala İşletme ( Aöf ) Sınavlarına Çalışmaya başlamadım. Yarın başlıcam İnş.”

18 Mart 2010
“… Klubü geçici olarak Tıbbı Sekreterlik ve iletişim Kursları için bıraktım. Açık öğretim derslerine hala çalışamadım. Büyük ihtimalle kalıcam. Her şeyin hayırlısı..”

3-4 Nisan 2010 – AÖF İşletme Hazırlık, 2010 Ara Sınav (Vize)

7 Mayıs 2010
“… AÖF İlk Sınavlardan (vize) iyi notlar aldım. İyi sayılır yani. Sonbahar da Karadeniz Turu atmayı düşünüyorum. Hadi ByBy.”

29-30 Mayıs 2010 – AÖF İşletme Hazırlık, 2010 Final Sınavı

3 Haziran 2010
“… Dün tam da Hayalimde olan Kişisel Gelişimleri eğitimleri veren bi kurumla karşılaştım. Aöf (Final) Sınavı boktan geçti.”

29 Haziran 2010
“… Dün Babannem para yolladı. Eğitime kayıt yaptırıcaktım Ailem karşı çıktı. Açık Öğretim’den 4 dersten 3 ünden kaldım.”

15 Temmuz 2010
“… Üniversite İşletme sınavlarında Zaten 4 tane olan derslerimin 3 ünden kaldım. Güzel bi program yaptım ve 3’unu de geçip Üniversite 3. Sınıfa geçicem İnş. ”

7 Ağustos 2010
“… Aöf’ye çalışmaya çalışıyorum ama çok zor yaa. Dersler zor değil, Çalışmak zor. 4 gün sonrada Oruç’lar da başlayacak. İşim çok zor Her şeyin Hayırlısı olsun. He bu arada ben 20 yaşına girdim. ”

20 Ağustos 2010
(Aöf sisteminde bi Üst Sınıfa geçebilmek için alt Sınıftan 2 tane dersi Borçlu alabilirsiniz.. | * Yıllık Sistem’de)
“… Açık Öğretim Bütünleme ye 14 gün kaldı. Kaldığım 3 dersten, 1 dersten geçsem yetecek ama zor. Rabbim yalvarırım yardım et. İnş ‘O’ benle barışır. Ve Aöf’de de 3’e geçerim İnş. Her şeyin Hayırlısı olsun. Amin. ”

28 Ağustos 2010
“… Oruç’ta 17.gün oldu. Açık Öğretim 1 hafta kaldı. Umarım Geçerim. ”

4-5 Eylül 2010 – AÖF İşletme Hazırlık, 2010 Bütünleme Sınavı

6 Eylül 2010
“… Bugün Oruç’un 27.günü.. ve Bugün Kadir Gecesiydi. Açık Öğretim de Hukuk çok iyi geçti, Çıkmış sorular çıktı hep. Diğer dersleri salladım. Aöf3’deyim.. ”

15 Eylül 2010
“… Aöf iyi geçmişti, büyük ihtimalle ve İnş. 3. sınıfa geçtim. Yarın Tekirova Futbol Turnuvası başlıyor. Büyük Gezime, Karadeniz Gezime 20 gün kaldı. ”

21 Kasım 2010
“… Aralık ayın da Açık Öğretim 3. Sınıf için ders çalışmaya başlayacağım İnş.”

2 Aralık 2010
“… 2 gündür Netten Radyo yayını kurmaya uğraşıyordum ve sonunda kurdum. Bugün Aöf için ders çalışmaya başlıyorum. ”

13 Aralık 2010
“… Ders çalışıyorum … ”

2 Ocak 2011
“… Ders çalışmaya başlamalıyım. Havalar yine soğudu. ”

14 Ocak 2011
“… Açık Öğretim derslerine Akdeniz Üniversitesinde Akademik Danışmanlık derslerine gidiyorum. 3. Sınıf dersleri iyi gidiyor, güzel kızlar var. ”

20 Ocak 2011
“… Dün Dedem öldü. Ve İktisat dersine gidememiştim. Bugün yağmur da yağmasına rağmen Maliyet Muhasebesi dersine gidicem İnş. ”

10 Şubat 2011
“… Bugün tam manasıyla yoğun olarak çalışmaya başladım. Nede olsa Son 49 gün kaldı Vize’ye. 2500 tane Çıkmış Soruyu 2 Nisan’a kadar 25 kere Tekrar edip, Ezberleyeceğim. ”

13 Şubat 2011
“… Ders çalışmaya ne güzel başlamıştım ama bu aralar yine bıraktım. Aöf3 –> Son 46 gün.. ”

5 Mart 2011
“… Aöf3’e son 27 gün kaldı ve hala çalışamadım. Başarılı olmak için tek formül, Çalışmak.. Biliyorum ama olmuyor işte. Neyse bi yoluna bakıcaz artık. ”

24 Mart 2011
“… Sınavlara 7-8 gün kaldı ve hala çalış(a)madım. Hayatım boka sardı gibi. ”

31 Mart 2011
“… Aöf’ye son 2 gün, kötü geçeceğini biliyorum ama İnş. Her şeyin Hayırlısı olur. Saat şuan, 05.16 ”

2-3 Nisan 2011 - AÖF İşletme 3. Sınıf, 2011 Ara Sınav (Vize)

10 Nisan 2011
“… Aöf Sınavlarım çok iyi geçti. Hepsi çıkmış sorulardan çıktı. Çok çalışmıştım gerçekten.. :p ”

2 Mayıs 2011
“… Aöf derslerinden hep iyi almışım. 2 gün Sonra Umut Kaya Konseri var. ”


24 Mayıs 2011
“… 3 gün sonra Aöf Finallerim var ve ben daha şıkları anca işaretliyorum. Kaldı ki 3000 soru da ezberleyeceğim. Bombok bi haldeyim bakalım İnş. Sonumuz iyi olur. ”

27 Mayıs 2011
“… Ders çalışmaya başladım haliyle yarın sınav var. Umarım inş. Her şeyin hayırlısı olur. Rabbim yalvarırım yardım et. ”

28-29 Mayıs 2011 – AÖF İşletme 3. Sınıf, 2011 Final Sınavı

21 Haziran 2011
“… Finaller açıklandı. 4 dersten geçtim, 4 dersten kaldım. ”


7 Eylül 2011
“… Bugün soruları işaretledim. Bir sürü ezber var daha. Aöf’ye son 3 gün.. 2500 Soru Ezberliyorum. ”

10-11 Eylül 2011 – AÖF İşletme 3, Sınıf, 2011 Bütünleme Sınavı

17 Eylül 2011
“… Akdeniz Üniversitesi, Çevre Koruma ve Kontrol bölümünde ki İlk yılım haftaya başlıyor. Aöf de iyi gibiydi bakalım hayırlısı.. ”

29 Eylül 2011
“… Dün TEGV de TÖYME Eğitimi vardı. … he bu arada Aöf yi alttan bi ders alarak geçtim olumm. :p 4. Sınıftayım ulan! ”


27 Mart 2012
“… 10 gün Sonra Aöf4 Vizeler var. 7 ders, 2gün, 4 Oturum ve 1 adam.. Aöf4 Vize – I want to play a game ”

3 Nisan 2012
“… Bugün pasaportum geldi. 4 gün sonra Vizeler var. Help! Daha çalışmadım. 1500 soru Ezberleyeceğim.”

7-8 Nisan 2012 - AÖF İşletme 4. Sınıf, 2012 Ara Sınav (Vize)

9 Nisan 2012
“… Bu hafta C## Eğitimim var. Aöf Sınavlarım Harika geçti. ”


27 Mayıs 2012
“… Haftaya Aöf var ve Vize almaya Ankaraya gidicez. Geldiğim de Finallere sadece 2 gün kalıyor. ”

31 Mayıs 2012
“… Haftasonu yani 2 gün sonra Aöf4 Finaller. Soruları işaretlemeyi bitirdim, ona çalışıyorum şimdi. 2000 soru ezberleyeceğim 2 günde. ”

2-3 Haziran 2012 – AÖF İşletme 4. Sınıf, 2012 Final Sınavı

6 Haziran 2012
“… Aöf4 iyi geçti. 5 Ders garanti geçiyorum en az 16 çıkmış soru çıktı, 2 ders normal geçti bakalım hayırlısı.. ”

17 Haziran 2012 – Anadolu Üniversitesi Mezuniyet Töreni


25 Haziran 2012
Sonuçlar Açıklandı.. Mezunum.. :P =))
                                                                   


Saat 16.30 gittim ilk olarak Büroya..
Notlar açıklanmadığı için Veremeyiz, dediler. Halbuki Gözlerimin önünde diplomaları paketliyorlardı..

Daha sonra Eve geldim ve İnternete baktığımda notlar açıklandı ve ben hemen saat 17.00 de çıkıp tekrar büroya gittim. 5.20 de kapanmasına yakın girdim, yetiştim. Ve orda ki 2 itici ve soğuk yaşlı kadın (1 tane genç bi Melek hariç) daha bizim sistemimize düşmedi yarın gelin, dedi..

Bende Yarın sabah erkenden Askerliğe başvuracağımı ve kesin almam gerektiğini ve bazı arkadaşlarında almış olduğunu söyledim. Suratı biraz asık şekilde arka masaya doğru geçti, diğer suratı asık arkadaşına O kişilere verdik işte, sonra böyle yayıldı, dedi. Ve Benim Diplomamı bulacağını söyledi.

Ve büyük Evlilik Defteri gibi bi Deftere imzamı attım ve İşletme Diplomamı, Transkriptimi ve Suplement’imi de aldım.


Teşekkürler AÖF.. Güzel bi 3 yıldı..

Seneye ’’Sosyoloji’’ Kredili Sistem ile 4 yıl daha Senin olucam… :p :D :D pek yakında..

Haziran 2012

Taraftarlık değil, Holiganlık !..


Galatasaray hak ettiği Şampiyonluğu aldı, Fenerbahçe de yıllardır alamadığı Türkiye Kupasını.. Yani Hayat tekrar kendini dengeledi. bi Biz kendimizi dengeleyemiyoruz. Hala Sen mi büyüksün, ben mi büyüğüm kavgası var.

Büyük yada Küçük, En iyi yada Kötü takım diye birşey yok. Bizim onlara yüklediğimiz anlamlar var. 2'side Türk takımı neticede. 2 takımı tutan toplamda 30 milyon insan var. Asıl 'En İyi' ve asıl 'En Büyük' olan bu insanlardır. Biz olmazsak Fenerbahçe yada Galatasaray yada bir başka takımlar olmaz.. Olamaz...

Hala birbirimize bir şeyler kanıtlama peşindeyiz.. Değişik değişik Vidyolar, değişişik sözler bulup karşı tarafı kızdırıyoruz. Kendi açımızdan düşünelim, biri Sevdiğiniz bir şeyi kötülüyor yahut dalga geçiyor ne yaparsınız ? Başta üzülür daha sonra karşılı verirsiniz. Ve Bu böyle uzar gider..
Hani Futbol Dostluk Barış, Kardeşlikti ?!

Fenerbahçeyi hal ve hareketlerinden dolayı sevmiyor olabilirim tamam ama 10-15 milyon İnsan Feneri seviyor bu yadsınamaz sonuçta. Bir başkasının Mutsuzluğu benim Mutluluğum olamaz ve olmamalı.

Fener yıllardır Türkiye Kupasını alamadı diye ben neden Mutlu olayım ki arkadaş. Ben Galatasarayın şampiyonluğu ve UEFA Kupasıyla Mutlu oluyorum.

Bir başka takımın Mutsuzluğuyla Mutlu olmak Taraftarlık değil, Holiganlıktır..





Astroloji de Doğum Haritası


Muammer Gültekin | 01 Ağustos 1990 | Doğum saati: 14:26 | Doğum Yeri: Garmisch / Almanya


Güney Ay Düğümü:
Ruhun geçmişini, şu ana getirdiği değerleri anlatır. Otomatik olarak gelişmiş yeteneklerimizi, aktif olan yönümüzü anlatır. Vazgeçilmez kişisel alışkanlıklarımızı, huyumuzu, olayları yorumlayış özelliklerimizi anlatır. hayata başlarken diğer insanlardan farklı olarak gelişmiş yanımızdır. Ancak ilerleyen yaşla birlikte ne kadar bu özellikleri uygulamasak istersek, başarısız olamaya başlarız. Amaç Kuzey Düğüme gitmek olmalıdır.
Kuzey Ay Düğümü:,
Bu dünyaya geliş amacımızı, gitmek zorunda olduğumuz noktayı anlatır. Yaşantımızın ilk yıllarında bu konularda hiçbir yetenek göstermesek de zamanla, yöneldiğimiz, zorla öğrenmek durumunda kaldığımız alandır. Bize doğuştan verilen yeteneklerimizi bir kenara koyarak, öğrenmemiz gerekenleri anlatır. bunu anlamak için Güney Düğümü çok iyi anlamalı, sonuna kadar kullanmalı, bir basamak yapmalıdır.
Kuzey Ay düğümü 2. Ev’deyse, Güney Ay düğümü 8. Ev’deyse: Başkalarından elde ettiği gelirler üzerinde etkilidir. Kendisi kazanmak yerine kazanılanları paylaşmak adına rahat davranabilir. Ama hayat artık kendi parasını kazanması, kendi değerlerini koruması yönünde baskı yapmaya başlar. Maddi kayba uğramamak için çalışıp üretmesi, kazançlarını iyi yönlendirmesi gerekmektedir.

Kuzey Ay düğümü Kova’daysa, Güney Ay düğümü Aslan’daysa: Yönetsel kabiliyetleri sayesinde her işi organize edebilir. İnsanların neyi, nasıl yapması konusunda gelişmiş bir vizyonu vardır. Yönetimden zevk alır. İnsanları yönetmek, başa geçmek yerine ekip ruhuyla bireysel çalışmayı anlamalıdır. Herkes için radikal, yönetimi deviren, farklı düşünceler üretmeli, kalıplaşmış sistemleri kırmalıdır.

Kuzey Ay Düğümü Aslan Burcunda - Güney Ay Düğümü Kova Burcunda
Aslan ve Kova Ay Düğümleri ekseni kalp ve beyin ikilemini çözmekle ilgilidir. Burada ruhun amacı; kendi gücünü kolektif alanda kullanmaktan çok kendi gücünü yaratıcı bir şekilde kullanabilmeyi öğrenmek ve kendi içindeki gücü keşfedebilmektir. Aslan ve Kova Sabit Burçlardır ve ‘kendine değer'le yakından ilgilidirler. Her iki burçta kişinin koşulsuz sevgiyi alıp vermesiyle ilişkilidir. Aslan sevgiyi kalbinden ve kişisel anlamda verir. Kova ise bunu daha soyut ve zihinsel anlamda, tüm insanlık için yapar. Gerçek koşulsuz sevgi ise beyin ve kalbin dengelendiği noktada ortaya çıkar. Buda Aslan-Kova ekseninin öğrenmesi gereken derstir.
Kova gruplar içinde kabul edilmek ister. Kova enerjisi tamamen gruplara odaklı bir enerjidir. Kişisel olarak kendini göstermektense grubu tek bir bütün olarak tanımlamak ister.

Grubun ya da dahil olduğu topluluğun ihtiyaçlarını bireysel ihtiyaç ve isteklerden önde tutar. Grupların yapısını devam ettirmeye yarayan yapıyı ve kuralları korumak için çok çalışır. Böylece grup içindeki kişisel özgürlük daha üst bir seviyede korunabilecektir. Kova herkesin eşit olarak yaratıldığına inanır. Herkesin eşit hakları ve şartları olması gerektiğini düşünür. İnsanlığa karşı büyük bir sevgi beslemekle birlikte, kişilerle bire bir ilişki kurmakta zorlanabilir. Aslan ise kendini ifade etmek için güçlü bir istek duyar. Bunu sıcak, açık kalpli ve yaratıcı bir şekilde yapmak ister. Kova-Aslan ekseninde kişi hümanist bakış açısının grup içinde ve kişisel seviyede nasıl çalıştığını öğrenir. Koşulsuz sevgi bu iki bakış açısının dengelenmesiyle meydana gelir. Bu kalpten gelir ve en iyi şekilde kişisel seviyede paylaşılır. Fakat aynı zamanda zihinle birleştirilip herkesin eşit sevgiyi hak ettiğinin de farkına varılmalıdır.

Güney Ay Düğümü Kova'nın gücü bir gruba ya da kolektife dahil olmak olarak görülür. Kova beynini kullanmaktan çok beyninin içinde yaşar. Hayalperest bir yapısı vardır. Kendi yarattığı dünyanın gerçekliğine inanır. Kova'nın bencilce bir kendini izole etme ihtiyacı vardır. Gruplar ve toplumsal olmakla ilgilidir fakat bire bir yakın ilişkilerden kaçar. Güney Ay Düğümü kişinin geçmişten getirdiği enerjileri gösterdiği için kişinin bu hayatındaki şartlar onu yalnız kalmaya zorlar ve çoğu zaman dayanacak bir omuz bulmakta zorlanır. Uzun dönemler boyunca yalnız yaşamayı tercih eder.

Güney Ay Düğümü Kova'nın derin, evrensel ve insancıl yanı, reenkarne olan ruhun bunu bire bir ilişkilere aktarmakta zorluk çektiğini ve bu hayatında bunu öğrenmek istediğini gösterir. Buda ruhun geçmiş yaşamlarda daha geniş anlamda evrensel konuları çözmeye odaklanmasından kaynaklanmaktadır. Kuzey Ay Düğümü Aslan bu evrensel sevgiyi ve geniş farkındalığı alıp daha konsantre bir hale dönüştürmek ister. Aslan kalple ilgilidir ve Kuzey Ay Düğümü Aslan, kişinin kendisini kalp enerjisiyle ifade etmesini gösterir. Aslan'ın amaçlarından bir tanesi de kalp ve üst kalp çakrasını açık tutmaktır. Sevmek ve kalbini ne olursa olsun açık tutmak, aşkı ve sevgiyi kullanmak aynı zamanda da güç sağlamak ister. Sevgi ve güç arasındaki bağlantıyı fark etmek ve dışarı verilen gücü geri toplamak, ruhun kendi gücünü toplaması için önemlidir. Güç, egoyla bağdaştırılarak yanlış kullanılır ve manipüle edilebilir. Eğer gücün daha yüksek amaçlarıyla bağlantı kurulmazsa çok kolaylıkla güç egoya dönüşecektir. Gerçek güç içsel bir otoritedir ve gerçek bir özgürlüktür.

Güney Ay Düğümü her zaman uzaklaşması gereken bir nokta olmayıp kişinin hayatında bir dinlenme alanı olarak hep kalabilir. Güney Ay Düğümü Kova geçmiş yaşamlarından kişisel özgürlük ve başkalarına toleransı beraberinde getirmiştir. Toplumsal ihtiyaçları hemen anlayabilme kapasitesi vardır. Bütünün faydası için, Dünya'daki gelişmelerde katkısı olmasını ister. Geçmiş yaşamlarında edindiği bilgileri kullanarak tüm insanlık için çok büyük faaliyetlerde bulunabilir. İnsanlık için kendini karşılık beklemeden adayabilir. İdealist yaklaşımları vardır. Tarafsız, objektif ve kararlarında adildir. Herkesin eşit hakları ve sorumlulukları olması gerektiğine inanır. Buradaki olumsuz kullanım ve kişiyi geriye çeken; beynin kalbi idare etmesine izin vermektir.

Kişi her zaman sevgisini coşkuyla bire bir ilişkilerde göstermeyebilir ve zorlu dönemlerde geriye dönerek beyninin kalbine yeniden hükmetmesine izin verecektir. Bu bir süre için onu dinlendirebilir. Fakat burada uzun süre kalmak kişide fazla soyut ve idealist yaklaşımlara dönüş yaratacaktır.  Gruplara ve yabancılara karşı, arkadaşlarına olduğundan daha yakın davranabilir. Yanıldığı nokta grup için iyi olan her şeyin her bir birey için de iyi olacağına inanmasıdır.

Kuzey Ay Düğümü Aslan'ın dersini öğrenmek bu enerjiyi dengeleyecektir çünkü kalpten gelmektedir. Gruplar içindeki tanımı daha kişisel ve kişilerin kimlikleri öne çıkaracak şekilde düzenleyebilir. Kuzey Ay Düğümü Aslan'ın Güney Ay Düğümü Kova'ya öğreteceği ders grup içindeki herkesin sadece eşit olduğu değil, herkesin eşit derecede özel olduğu olacaktır. Toplumdaki her birey tek tek bütünü oluşturmak için katkıda bulunur.

Aslan-Kova ekseni çözülmesi gereken en zor ikilemlerden bir tanesidir. Beynin kalbe karşı oluşu; "Düşüncelerim mi, hislerim mi doğru?" ya da "Mantığımı mı takip etmeliyim yoksa içgüdüleri mi?" gibi soruları ortaya çıkarır. Cevap ise; kolektifle kişiseli birleştirmektir. İrade, güç ve sevgi kişisel ifadenin bir parçası olarak evrensel Özünü oluşturduğunda ikilem çözülmüş olur ve beyin ve kalp Bir olur.

Güney Ay Düğümü Kova'nın Natal haritada bulunduğu ev; kişinin hala ortaya çıkarmak istediği özgürlük ve orijinallik ihtiyacının hangi alanda olduğunu gösterir. Kuzey Ay Düğümü Aslan'ın Natal haritada bulunduğu ev ise; kişinin bu hayatında kendini göstermek ve kendini ifade etmek istediği, kalbini açabildiği alanı gösterir.

Muammer Gültekin için Doğum Haritası Sayısal Değerleri

01 Ağustos 1990 Doğum saati: 14:26
Garmisch Almanya
Placidus Ev sistemi
Gökcisimleri ve Noktalar

Evler
Güneş
09° 05' Aslan
8. evde

Yükselen
17° 31' Yay
Ay
12° 07' Yay
12. evde

2. ev
15° 09' Oğlak
Merkür
04° 23' Başak
9. evde

3. ev
13° 58' Kova
Venüs
15° 02' Yengeç
7. evde

4. ev
15° 16' Balık
Mars
13° 01' Boğa
5. evde

5. ev
17° 49' Koç
Jüpiter
26° 24' Yengeç
8. evde

6. ev
18° 53' Boğa
Satürn
20° 38' Oğlak
2. evde

7. ev
17° 31' İkizler
Uranüs
06° 22' Oğlak
1. evde

8. ev
15° 09' Yengeç
Neptün
12° 30' Oğlak
1. evde

9. ev
13° 58' Aslan
Plüton
14° 50' Akrep
11. evde

Meridyen
15° 16' Başak
K.Ay Düğümü
07° 12' Kova
2. evde

11. ev
17° 49' Terazi
Lilith
00° 09' Yay
12. evde

12. ev
18° 53' Akrep
Verteks
00° 00' Koç
4. evde
Copyright ©
Serpil Şansal Torun
Doğu Noktası
17° 31' Yay
1. evde

Açılar
Üçgen
Güneş - Ay
03° 01'
Kare
Güneş - Mars
03° 56'
Kare
Güneş - Plüton
05° 44'
Karşıt
Güneş - K.Ay Düğümü
01° 53'
Üçgen
Güneş - Yükselen
08° 26'
Kare
Ay - Merkür
07° 43'
Sekstil
Ay - K.Ay Düğümü
04° 55'
Kavuşum
Ay - Yükselen
05° 24'
Kare
Ay - Meridyen
03° 09'
Üçgen
Merkür - Mars
08° 38'
Üçgen
Merkür - Uranüs
01° 59'
Üçgen
Merkür - Neptün
08° 06'
Sekstil
Venüs - Mars
02° 01'
Karşıt
Venüs - Satürn
05° 35'
Karşıt
Venüs - Uranüs
08° 40'
Karşıt
Venüs - Neptün
02° 32'
Üçgen
Venüs - Plüton
00° 13'
Sekstil
Venüs - Meridyen
00° 14'
Üçgen
Mars - Satürn
07° 36'
Üçgen
Mars - Uranüs
06° 39'
Üçgen
Mars - Neptün
00° 32'
Karşıt
Mars - Plüton
01° 48'
Kare
Mars - K.Ay Düğümü
05° 49'
Üçgen
Mars - Meridyen
02° 14'
Karşıt
Jüpiter - Satürn
05° 47'
Kavuşum
Satürn - Neptün
08° 08'
Sekstil
Satürn - Plüton
05° 48'
Üçgen
Satürn - Meridyen
05° 22'
Kavuşum
Uranüs - Neptün
06° 08'
Üçgen
Uranüs - Meridyen
08° 54'
Sekstil
Neptün - Plüton
02° 20'
Üçgen
Neptün - Meridyen
02° 46'
Kare
Plüton - K.Ay Düğümü
07° 38'
Sekstil
Plüton - Meridyen
00° 26'
Kare
Yükselen - Meridyen
02° 15'